Astons verilerine göre, Türk yatırımcıların yurtdışı gayrimenkul yatırımı 2025'in ilk on bir ayında 2,4 milyar dolara ulaşmış durumda. Artan küresel belirsizlikler, yatırım kararlarını yalnızca kira getirisi üzerinden değil, oturum hakkı, finansal mobilite ve varlık çeşitlendirmesi üzerinden şekillendiriyor. Gayrimenkul artık sadece gelir üreten bir varlık değil, aynı zamanda stratejik bir yaşam ve erişim aracı haline gelmiş bulunuyor.

Yatırımcılar eski dönemlerde yalnızca kira getirisi ve değer artışını sorgulamakta iken, bugün yaşam alanı olarak fayda sağlayacağını, çocuklara sunacağı fırsatları ve gelecek seçeneklerini de irdelemektedir. Oturum hakkı ile finansal getiri artık birbirine rakip iki unsur değil, modern yatırımcı her ikisini aynı stratejinin parçası olarak görmektedir.

Gayrimenkul yatırımlarının bir diğer önemli boyutu portföy çeşitlendirmesidir. Özellikle Avrupa'daki gayrimenkul yatırımları, yatırımcılara euro bazlı kira geliri elde etme fırsatı sunurken, uzun vadeli değer artışından da yararlanma imkânı sağlamaktadır. Yunanistan örneğinde, Türk yatırımcıların yatırım hacmi 514 milyon Euro'ya ulaştığı sırada, yatırım karşılığında verilen oturum izinlerinin sayısı 3 bin 291'e yükselmişir.