Yeşil Beceri Talebinde Acil Açık

COP31'in Kasım ayında Antalya'da düzenlenmesiyle birlikte, dünyanın en büyük şirketlerinin sürdürülebilirlik yöneticileri yinelenen bir sorunu vurgulayıp duruyor: yeşil dönüşümün önündeki en büyük engel finansman değil, yetenek açığı.

Dünya Ekonomik Forumu'nun beş kıtadan 103 sürdürülebilirlik yöneticisiyle gerçekleştirdiği araştırmaya göre yöneticilerin yüzde 68'i, iş gücündeki yetkinlik açığını kendilerine sunulan en büyük engel olarak işaretliyor. Şirketler hedef belirliyor ve bütçe ayırıyor, ancak o hedefler hayata geçirecek insanları ne dışarıdan bulabiliyor ne de içeride yetiştirebiliyor.

Talep Arzın İki Katı Hızla Büyüyor

LinkedIn'in 84 ülkede bir milyar üyenin verilerini analiz ettiği Son Yeşil Beceri Raporu'nda durum daha net ortaya çıkıyor. Yeşil yetkinlik gerektiren işe alımlar son bir yılda yüzde 7,7 artarken, bu yetkinliklere sahip çalışanların payı yalnızca yüzde 4,3 arttı. İtfa oranı neredeyse iki kat farkla açılıyor.

Bu konuda nitelikli olanlar işi bulmakta çok avantajlı durumda. Yeşil beceri sahibi çalışanların işe alınma oranları, sektör genelinden yüzde 46,6 daha yüksek. Ancak başka bir sorun ortaya çıkıyor: bu kişilerin yarıdan fazlası, yüzde 53'ü, sürdürülebilirlikle doğrudan ilişkisi olmayan pozisyonlara işe alınıyor.

Bütçe ve Alı Arasındaki Tutarsızlık

Araştırmaya katılan yöneticilerin yüzde 65'i, kendi kurumlarında sürdürülebilirliğin hâlâ sadece bir uyum ve mevzuat başlığı olarak görüldüğünü belirtiyor. Buna karşın, sürdürülebilirliği şirkete kazanç getiren bir alan olarak gören kurumların oranı yalnızca yüzde 41'de kalıyor. Bu algı sorunu, yetenek yetiştirme ve işe alım stratejilerini etkileyerek, yeşil beceri ihtiyacını şirket içinde sistematik bir şekilde karşılanmayan bir kategori haline getiriyor.

Genç Neslekte İlgi Var, Yetkinlik Yok

İlginç bir şekilde, çalışanlar ve adaylar tarafında kaynak tarafında bir eksiklik görülmüyor. Çalışanların yüzde 43'ü iklim veya enerji dönüşümüne katkı sağlayan bir işte çalışmak istiyor; Z kuşağında bu oran yüzde 60'a çıkıyor.

Bu talepte somut bir gösterge geçtiğimiz ay Türkiye'de gözlemlenmiştir. 5 bin kişilik kontenjanı olan COP31 Gönüllülük Programı'na 154 ülke ve 2.438 üniversiteden 45 binden fazla başvuru geldi. Her kontenjan için dokuz aday düşüyor. Şirketler yetenek, gençler fırsat arıyor; ancak bu iki tarafı birleştirecek beceri köprüsü henüz kurulmadı.

Geleceğin Meslekleri Hâlâ Belirsiz

İnsan kaynakları danışmanlık firması Gilda&Partners Consulting Kurucu Ortağı Jilda Bal, yeşil dönüşümün finansman üzerinden tartışılmasına rağmen, insan kaynağı tarafındaki engelin çok daha kritik olduğunu vurguluyor.

Karbon muhasebesi, tedarik zinciri sürdürülebilirliği ve iklim riski analizi birer meslek haline gelmişse de, bu rolleri dolduracak insanlar çoğu zaman işi işte öğreniyor. Geleceğin mesleklerinin önemli bir bölümü henüz üniversite müfredatlarında, kariyer haritalarında ve şirketlerin görev tanımlarında yer almıyor.

Genç neslin ilgisi beklenenin çok üzerinde, ancak bu ilgiyi kurumların ihtiyaç duyduğu ilgili yeteneğe dönüştürecek yapı henüz kurulmadı. Sürdürülebilirliği tek bir departmanın işi olmaktan çıkartması ve tüm örgütü kapsayacak bir yetkinlik sisteminin kurulması gerektiği uzmanlar tarafından vurgulanıyor.