Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından düzenlenen Toplum İçin İletişim Eğitim Seminerleri kapsamında, Medya ve Kültürel Çalışmalar Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Cem Tutar, kentsel yaşamın sosyal ve kültürel boyutlarını ele aldı. Tutar, mahallenin karışma, yan yana gelme ve ortak bir kültür üretme alanı olduğunu, bu özellikleri kaybettikçe yalnızca fiziksel bir yerleşim alanına dönüştüğünü ifade etti.
Tutar, modern kentlerin yapısında köklü dönüşümler yaşandığını belirterek, 1970'lerden itibaren kentlerin sermaye birikiminin merkezleri haline geldiğini söyledi. Konutun günümüzde barınma alanından ziyade sermayenin el değiştirdiği bir yatırım aracına dönüştüğünü vurgulayan Tutar, Türkiye'de de bu durumun geçerli olduğunu kaydetti.
Sağlıklı kentler için gerekli şartları sıralayan Tutar, "Sağlıklı kentler, suçun minimuma indiği, sosyal bağların güçlü olduğu kentlerdir. Bu yalnızca bireylerin değil, toplumun ortak sorumluluğudur" dedi. Kentlerin sadece güvenlik açısından değil, sosyal ve çevresel bütünlük içinde iyileştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Tutar ayrıca kent hakkı kavramına değinerek, bunun yalnızca oy kullanmakla sınırlı olmadığını, kenti üretme, dönüştürme, yönetme ve sahiplenme hakkı anlamına geldiğini belirtti. Katılımcı bir kent ortamının mümkün olması için kentin yönetimine dahil olunması ve kamusal alanlara sahip çıkılması gerektiğini ifade etti.
