Deprem gibi büyük afetler sonrası kaygı ve stres tepkilerinin herkes için aynı şekilde yaşanmadığını belirten Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Erman Şentürk, bazı belirtilerin zaman içinde azalabileceğini söyledi. Travmayla ilgili hatırlatıcıların -ses, görüntü, tarih, haber- yıllar sonra bile korku ve sıkıntıyı yeniden tetikleyebileceğine dikkat çeken Şentürk, bu durumun olayın geçmişte kalıp kalmadığını değil, bazı uyarıcıların güçlü duygusal etki yaratmaya devam ettiğini gösterdiğini açıkladı.
Büyük bir deprem yaşamış olan herkesin travma sonrası stres bozukluğu geliştirmediğini vurgulayan uzman, yaşanan ağır stres tepkilerinin çoğu kişide ilk dönemde yoğun olsa da zamanla azaldığını ifade etti. Travmanın şiddeti, ölüm veya yaralanma tehdidi, yakın kaybı, sosyal destek ve kişinin önceki yaşantıları gibi birçok faktörün ruhsal etkilerin seyrinde rol oynadığını belirten Şentürk, yıl dönümlerinin bile bazı kişilerde anıları ve duyguları yeniden belirginleştirebileceğini vurguladı.
Deprem konusunda kaygı duymanın, gerçek deprem riski bulunan bir toplumda tek başına ruhsal bozukluk belirtisi olmadığını aktaran Şentürk, belirli düzeyde kaygının insanı önlem almaya ve afet planı hazırlamaya yönlendirebileceğini, ancak sorunun hazırlıklı olmakla sürekli tehlike içinde yaşamak arasındaki sınırın kaybolmasıyla başladığını söyledi.






