Yetersiz Beslenme Sorununa Ortak Çağrı
Akademik Geriatri Derneği Başkanı Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil ve sanatçı Semiramis Pekkan, toplumda yeterince fark edilmeyen yetersiz beslenme sorununa dikkat çekti. Gerçekleştirilen buluşmada, özellikle ileri yaşta veya kronik sağlık sorunları olan kişilerde görülen iştah azalması, istemsiz kilo kaybı, daha çabuk yorulma ve kas kaybı gibi değişikliklerin yetersiz beslenmeyle ilişkili olabileceği vurgulandı.
"Yemek Yemek" ile "Yeterli Beslenme" Aynı Değildir
Buluşmanın ana mesajı, toplumdaki "Yemek yiyorsa sorun yoktur" algısını değiştirmek oldu. Yetersiz beslenme yalnızca hiç yemek yememek anlamına gelmiyor. Bir tabakta kalan yemek miktarı, öğünlerin ne kadarının tüketildiği, kıyafetlerin bol gelmeye başlaması veya kişinin günlük işlerini yapmakta zorlanması gibi değişiklikler, yetersiz beslenmenin önemli işaretleri sayılıyor.
Prof. Dr. Meltem Halil, yetersiz beslenmenin yaşlı bireylerde sanılandan çok daha yaygın olduğunun altını çizdi. Türkiye'de toplum içinde yaşayan yaşlı bireylerin yaklaşık üçte biri, hastanede yatan yaşlı bireylerin ise yaklaşık yarısı yetersiz beslenme riski altında bulunuyor.
Türkiye'de Yaşlı Nüfus Hızla Artıyor
TÜİK verilerine göre Türkiye'de 65 yaş ve üzerindeki nüfus 2025 yılında 9,5 milyonu aşarken, toplam nüfus içindeki payı yüzde 11,1'e yükseldi. Ana nüfus projeksiyonlarına göre bu oranın 2030'da yüzde 13,5'e, 2040'ta ise yüzde 17,9'a çıkması bekleniyor.
Bu demografik değişim, sağlıklı yaş alma ve yaşlı sağlığının giderek daha geniş bir toplumsal gündeme dönüşmesine işaret ediyor. Dünya Sağlık Örgütü, sağlıklı yaş almayı, ileri yaşlarda iyilik halini mümkün kılan işlevsel kapasitenin geliştirilmesi ve korunması üzerinden tanımlıyor. Bu yaklaşım, bireyin hareketliliğini, bağımsızlığını, sosyal ilişkilerini ve günlük yaşamını mümkün olduğunca sürdürebilmesini de kapsıyor.
Beslenmedeki Değişikliklerin Erken Fark Edilmesi
İleri yaşlarda iştah azalması, istemsiz kilo kaybı, tat ve koku duyusundaki değişimler, ağız ve diş sağlığı sorunları ile bazı fiziksel ve sosyal etkenler beslenme durumunu olumsuz etkileyebiliyor. Akademik Geriatri Derneği, bu değişimlerin yaş almanın doğal bir sonucu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor.
Beslenme düzenindeki değişikliklerin erken dönemde fark edilmesi, bakım verenlerin sevdiklerini beslenme açısından doğru gözlemlemesi ve gerektiğinde sağlık profesyoneline danışılması önemli bulunuyor. Yetersiz beslenme riskinin doğru zamanda değerlendirilmesi, yaşlı bireylerin sağlığının korunması açısından kritik rol oynuyor.






