Kalp ve damar hastalıklarının küresel etkileri

Dünya genelinde her yıl yaklaşık 20 milyon insanın ölümüne yol açan kalp ve damar hastalıkları, tüm ölümlerin yaklaşık üçte birini oluşturuyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 2024 yılında gerçekleşen yaklaşık 490 bin ölümün yüzde 28'i kalp ve damar hastalıklarından kaynaklanmaktadır.

15 yaş üzeri nüfusta kalp ve damar hastalığı sıklığı yaklaşık yüzde 7 düzeyinde görülmekte ve yaşla birlikte artmaktadır. Hala en önemli risk faktörlerinden biri olan hipertansiyon, dünya genelinde 30-79 yaş arası 1,4 milyar yetişkinde bulunmakta ve bunların yalnızca yaklaşık yüzde 23'ünün kontrol altında olduğu belirtilmektedir.

Türkiye'de erken yaştaki kalp krizleri artıyor

Türkiye'de kalp krizi, Avrupa ülkelerine göre ortalama 10 yıl daha erken görülmektedir. Tüm koroner kalp hastaları içinde 40 yaş altı oranı geçmiş yıllarda yüzde 10-15 iken, son yıllarda yüzde 15-20 seviyelerine yükselmiştir.

Kalp krizi geçirenlerin yaklaşık yüzde 18'i 50 yaşın altında, yüzde 11'i ise 45 yaşın altında kalmaktadır. Özellikle 30'lu yaşlarda ve hatta 20'li yaşların sonlarında ciddi damar tıkanıklığı ve kalp krizi vakaları giderek artmaktadır. Bu nedenle 40 yaşını beklemeden risk faktörlerini kontrol etmek ve gerektiğinde tarama yaptırmak hayati önem taşımaktadır.

Hastalık büyük ölçüde önlenebilir

Kalp ve damar hastalıklarının ortaya çıkmasında birçok faktör rol oynamaktadır. Bunların başında tütün kullanımı, sağlıksız beslenme, stres ve yetersiz fiziksel aktivite gibi değiştirilebilir risk faktörleri gelmektedir. İleri yaş, erkek cinsiyet ve erken yaşta kalp hastalığı aile öyküsü gibi değiştirilemeyen risk faktörleri de etkilidir.

Ancak bilim, değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrol altına alınmasıyla hastalıkların büyük ölçüde önlenebileceğini ortaya koymaktadır. Sağlıksız beslenme, hareketsizlik, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve diyabet gibi faktörlerin yönetimi ile kalp ve damar hastalıklarının önemli bir bölümünün önüne geçilebilmektedir.

Yüksek risk taşıyan gruplar

Kalp ve damar hastalıkları açısından daha yüksek risk taşıyan gruplar şunlardır:

  • 40 yaş ve üzeri bireyler
  • Hipertansiyon, diyabet veya yüksek kolesterolü olanlar
  • Fazla kilolu veya obez kişiler
  • Sigara ve tütün ürünü kullananlar
  • Ailede erken yaşta kalp hastalığı veya ani ölüm öyküsü bulunanlar
  • Hareketsiz yaşam tarzına sahip olanlar
  • Menopoz sonrası kadınlar
  • Kronik stres altında yaşayanlar

Bu gruplardaki kişilerin düzenli sağlık kontrolü yaptırması ve risk faktörlerini yönetmesi büyük önem taşımaktadır.

Kalp sağlığını korumak için yapılması gerekenler

Yaşam tarzı değişiklikleri en etkili önlem

Kalp hastalıklarının risksini azaltmak için aşağıdaki adımlar önerilmektedir:

Tütün kullanımının bırakılması: Tütün ve tütün ürünlerinin tamamen terk edilmesi çok önemlidir.

Kalp dostu beslenme: Bol sebze-meyve, tam tahıllar ve balık gibi sağlıklı protein kaynakları tüketilmesi; doymuş yağ ve ultra işlenmiş gıdaların azaltılması; tuz tüketiminin düşürülmesi; eklenmiş şekerin minimize edilmesi önerilmektedir.

Düzenli fiziksel aktivite: Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta hareket yapılması tavsiye edilmektedir.

Sağlıklı vücut ağırlığı: Kilo kontrolü yapılarak ideal ağırlık korunmalıdır.

Alkol tüketiminin sınırlandırılması: Alkohülün sınırlandırılması veya hiç tüketilmemesi önerilmektedir.

Bu değişiklikler kardiyovasküler olay riskinin önemli ölçüde azalmasına katkı sağlamaktadır.