Araştırmalar, babanın sesi, oyunu ve etkileşiminin çocuk beyninde Broca ve Wernicke dil merkezlerini harekete geçirerek dil öğrenimini hızlandırdığını gösteriyor. YEK Metot'a göre, babayla nitelikli zaman geçiren çocuklar, babanın ses tonundaki güven ve dinamik enerjisi sayesinde dopamin salgısı artarak yeni dilin kodlanması kalıcı hale geliyor.
Dil bilimci Seda Yekeler, yabancı dili sınıf ortamından çıkarıp hayatın merkezine taşıyan YEK Metot'un, babaların bu dönemdeki rolünün hayati olduğunu belirtiyor. Babasıyla konuşarak, oynayarak ve keşfederek dile maruz kalan çocukların beynindeki nöral ağlar çok daha güçlü bir şekilde oluşuyor.
SEYEV, çocuklara geçici hediyeler yerine babaları ile yapacakları etkileşim üzerinden edinecekleri dünya dillerinin, onların geleceğine açılacak en büyük kapı olduğunu vurguluyor.
