Türk yatırımcıların yurt dışı gayrimenkul yatırımlarında son dönemde iki farklı eğilim öne çıkıyor. Schengen bölgesinde serbest dolaşım ve yaşam planlamasını önceliklendiren yatırımcılar Yunanistan'a yöneliyor. Bu ülke, görece düşük giriş maliyetleri, Avrupa Birliği içerisinde hareket özgürlüğü ve turizm odaklı bölgelerdeki kira geliri potansiyeli ile cazip hale geliyor. Yunanistan'da gayrimenkul yatırımı yapan yabancı yatırımcı sayısı, yalnızca oturum hakkı elde etme motivasyonuyla değil, aynı zamanda uzun vadeli değer artışı beklentisiyle de artıyor.
İngiltere pazarı ise döviz bazlı düzenli gelir ve uzun vadeli sermaye kazancı hedefleyen yatırımcıların tercih ettiği ülke konumunda. Dünyanın en şeffaf ve regüle edilmiş gayrimenkul pazarlarından biri olarak kabul edilen İngiltere, özellikle Londra merkezli yatırımlarda güçlü talep dinamikleri ve yüksek likidite avantajı sunuyor. Sterlin bazlı kira gelirleri, uluslararası yatırımcılar açısından önemli bir gelir koruma aracı olarak değerlendirilirken, Londra'nın küresel finans, eğitim ve ticaret merkezi olma özelliği, gayrimenkul değerlerini destekleyen temel faktörleri oluşturuyor.
İngiltere'yi tercih eden yatırımcıların önemli bir bölümünü çocuklarının eğitim geleceğini planlayan aileler oluşturuyor. Dünyanın önde gelen üniversitelerine ev sahipliği yapan İngiltere, gayrimenkul yatırımını yalnızca finansal bir araç olarak değil, aynı zamanda ailelerin uzun vadeli yaşam ve eğitim planlarının bir parçası olarak değerlendirmelerine olanak sağlıyor.






