Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye'de ortalama hane halkı büyüklüğü 2008 yılında 4 kişi seviyesindeyken 2025 yılında 3,08 kişiye geriledi. Aynı dönemde tek kişilik hanelerin oranı yüzde 20,5'e yükselirken, çekirdek ailelerin oranı da artmaya devam etti. Demografik yapıdaki bu değişim, konut talebinin niteliğini doğrudan etkiledi.

Gençlerin daha geç evlenmesi, tek başına yaşamayı tercih eden profesyonellerin artması, boşanma oranlarındaki yükseliş ve iş nedeniyle büyük şehirlere göç eden nüfus, küçük metrekareli konutlara olan talebi artırıyor. Ekonomik koşullar da bu eğilimi güçlendiriyor; konut fiyatlarındaki artış, yüksek kredi maliyetleri ve artan işletme giderleri tüketicileri daha uygun fiyatlı ve işletme maliyeti düşük evlere yöneltiyor. Yatırımcılar açısından 1+1 ve 2+1 daireler daha düşük yatırım maliyeti, hızlı kiralama potansiyeli ve geniş kiracı tabanı nedeniyle tercih ediliyor.

Sektör temsilcileri, konut üretimindeki bu dönüşümün sadece ekonomik değil, toplumun yaşam biçimindeki değişimle de şekillendiğini vurguluyorlar. Uzmanlar, gelecek dönemde özellikle büyükşehirlerde geliştirilen projelerde fonksiyonel planlanan küçük metrekareli konutların ağırlığının artacağını öngörüyor.