TBMM'de kabul edilen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi", terör örgütünün silah bırakması ve kendini feshetmesi şartıyla, belirli suçlara karışmamış olanların ceza infazlarını ertelemeyi öngörüyor. Stratejik Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Havva Kök Arslan, süreci "Türkiye'yi bölen değil, birleştiren bir proje" olarak nitelendirdi.
Prof. Dr. Arslan, bu düzenlemenin bir af yasası olmadığını, suçları ortadan kaldırmak yerine çok sıkı şartlara bağlı olarak yargı süreçlerini durduğunu vurguladı. "Örgütün fiilen tasfiye olmasını hukuki mekanizmanın önüne koyan bu çerçeve, kalıcılığını hedefleyen ve caydırıcılığı elden bırakmayan bir yapıya sahip" dedi. Yasanın yürürlüğe girmesi, süreci keyfilikten arındırarak kurumsal bir çerçeveye oturtuyor.
Arslan, başarının yalnızca yasal metinlere değil, toplumun hafızasındaki yaraların sarılması ve insanların birbirine yeniden güvenmesiyle mümkün olduğunu ifade etti. Öcalan'ın Şubat 2025 bildirişinde "Kürt devleti hedefinden vazgeçtik" demesi, bu endişeyi giderecek önemli bir ifade olarak değerlendirildi.





