Yıllık binlerce çocuk ve genç, belirtileri fark edilmeden ilerleyen omurga eğriliğiyle yaşamlarını sürdürüyor. Duruş bozukluğu ya da omuz hizasındaki hafif bir farklılık gibi görünen skolyoz, erken tanı konulmadığında yaşam kalitesini ciddi biçimde etkileyebiliyor. Özellikle büyüme çağındaki çocuklarda erken teşhis ve düzenli takip, cerrahi gereksinimini azaltabiliyor ve tedavi başarısını artırıyor.

Skolyoz, omurganın sağa ya da sola eğrilmesinin yanı sıra kendi ekseni etrafında dönmesiyle ortaya çıkan üç boyutlu bir omurga deformitesidir. Genellikle hızlı büyüme döneminde, özellikle ergenlik çağında görülen bu durum, çoğu zaman ağrı oluşturmadığı için uzun süre fark edilmeyebilir. Omuzlardan birinin yüksekliğinde farklılık, kürek kemiklerinde belirginleşme, kalça seviyesinde asimetri ve öne eğilince sırtın bir tarafında kabarıklık oluşması başlıca belirtiler arasında yer alır.

Erken dönemde tespit edilen eğriliklerde ameliyatsız tedavi seçenekleri çok daha etkili sonuç verir. Büyüme gelişiminin devam ettiği çocuklara uygulanan kişiye özel egzersiz programları, fizyoterapi yaklaşımları ve modern korse uygulamaları eğriliğin ilerleme riskini önemli ölçüde azaltır. İlerleyici omurga eğrilikleri, duruş bozuklukluklarının yanı sıra ileriki dönemlerde solunum kapasitesinde azalma, hareket kısıtlılığı ve psikososyal sorunlara kadar uzanan geniş bir etki alanında etkiler oluşturabilir.