Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Cumali Aydın, sağduyulu karar vermenin duygularımızın, değerlerimizin ve mantığımızın bir denge içinde çalıştığı an olduğunu belirtti. Aydın, günlük hayatın hızında çoğu zaman anlık dürtülerle hareket edilirken, sağduyunun bizi kısa vadeli rahatlamalar yerine uzun vadeli faydaya yönlendirdiğini söyledi. Hızlı ve sezgisel düşünme ile yavaş ve değerlendirmeli düşünme arasındaki denge, sağduyulu kararların temelidir.

Duygusal zekanın, kişinin kendi duygularını tanıma, düzenleme ve başkalarının duygularını anlama becerisi olduğunu ifade eden Aydın, "Öfkeliyken öfkeyi bastırmak yerine 'şu an kırıldım, bu tepki aslında savunma' diyebilmek, duygusal zekanın göstergesidir" dedi. Araştırmalar, duygusal zeka eğitimi alan bireylerin stresli durumlarda daha bilgece ve tutarlı kararlar aldıklarını göstermektedir.

İlişkilerde sağduyulu yaklaşımın tepkisellik yerine anlayışı ve olgunluğu besleyen bir tutum olduğunu vurgulayan Aydın, "Çoğu çatışma, karşı tarafı duymadan tepki vermekten kaynaklanır. Sağduyulu bir tutum ise, önce duyguların yatışmasını beklemek, sonra iletişimi sürdürmektir" şeklinde konuştu.

Stresli veya kaygılı olduğumuzda beynin karar verme görevinin duygusal merkezin yönetimine geçtiğini belirten Aydın, sağduyulu karar verebilmek için düzenli nefes egzersizleri, meditasyon, duyguların yazılması ve yeterli uykunun önemli olduğunu söyledi. Sağduyu, sadece mantıksal değil, aynı zamanda ahlaki ve duygusal bir pusuladır ve kişinin kararlarının kendi içsel değerleriyle tutarlı olmasını gerektirir.