Yaşlanma ile karıştırılan prostat sorunları
Erkeklerde yaş ilerledikçe ortaya çıkan gece idrara kalkma, sık idrara çıkma ve idrar akımında zayıflama gibi şikayetler çoğu zaman yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak değerlendirilmektedir. Ancak bu belirtiler iyi huylu prostat büyümesinden kaynaklanabileceği gibi, erken evrede hiçbir belirti vermeden ilerleyen prostat kanserinin ilk işaretlerinden biri de olabilmektedir.
Prostat büyümesi ile prostat kanseri arasındaki fark
Prostat, mesanenin hemen altında ve idrar kanalını çevreleyen bir bezdir. Yaşla birlikte prostatın idrar kanalına yakın bölümündeki dokuların büyümesi, iyi huylu prostat büyümesine neden olabilir. Bu durum sık idrara çıkma, gece idrara kalkma, idrar akımında zayıflama ve mesaneyi tam boşaltamama gibi şikayetlere yol açabilmektedir.
Prostat kanseri ise prostatın farklı bölgelerinde gelişebilen anormal hücre çoğalmasıdır. En önemli farklardan biri, prostat kanserinin erken evrede çoğu zaman herhangi bir belirti vermemesidir.
PSA testi tek başına tanı koymaz
PSA (Prostat Spesifik Antijen) değerinin yüksek çıkması her zaman prostat kanseri anlamına gelmez. İyi huylu prostat büyümesi ve prostat enfeksiyonları gibi durumlarda da PSA yükselebilir.
Tanı yalnızca bir kan testi üzerinden konulmaz. Tanı sırasında hastanın yaşı, risk faktörleri, muayene bulguları, PSA düzeyi ve gerektiğinde görüntüleme ve biyopsi sonuçları birlikte değerlendirilmektedir.
Doktora başvurulması gereken belirtiler
Aşağıdaki belirtiler varsa mutlaka bir üroloji uzmanına başvurulmalıdır:
- İdrar veya menide kan görülmesi
- İdrar yaparken zorlanma
- İdrar akımının zayıflaması
- Özellikle geceleri sık idrara çıkma
- Ani idrar yapma ihtiyacı
- Mesanenin tam boşalmadığı hissi
İleri evrede ise açıklanamayan kemik ağrıları, kilo kaybı ve sürekli yorgunluk gibi sorunlar görülebilir. Ancak prostat kanserinin erken dönemde belirti vermeyebileceği de unutulmamalıdır.
Kontrol takvimi yaşa ve risk faktörüne göre değişiyor
Prostat kanseri erken evrede sessiz ilerleyebildiğinden, herhangi bir şikayetin bulunmaması kontrol gerekliliğini ortadan kaldırmaz.
Genel olarak ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunmayan erkeklerde 50 yaşından itibaren düzenli değerlendirme önerilmektedir. Ancak kişisel risk faktörlerine göre bu takvim değişebilir:
- Birinci derece akrabasında erken yaşta prostat kanseri tanısı bulunanlarda kontroller 45 yaşından
- Ailede birden fazla erken yaşta prostat kanseri tanısı öyküsü olanlarda ise 40 yaşından itibaren başlaması gündeme gelebilir
Kişisel risklere göre takip aralığı ve uygulanacak tetkikler hekim tarafından belirlenmelidir.
Erkeklerin kontrolleri neden ertelediği?
Prostat şikayetlerinin yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak görülmesi, kötü bir sonuç alma korkusu, muayeneye ilişkin çekinceler ve "şikayetim yoksa sağlıklıyım" düşüncesi erkeklerin doktora başvurmasını geciktirmektedir.
Oysa prostat kanseri erken dönemde sessiz seyredebildiğinden, belirtilerin ortaya çıkmasını beklemek doğru bir yaklaşım değildir. Yaşa ve risk grubuna uygun zamanda yapılacak kontroller, hastalığın erken yakalanması ve tedavi başarısının artırılması açısından kritik önem taşımaktadır.






