Gayrimenkulde değeri belirleyen kriterler son yıllarda önemli ölçüde çeşitlendi. Lokasyon kriterinin önemini korusa da, ulaşım bağlantıları, teknolojik altyapı, sürdürülebilirlik performansı ve yaşam kalitesini destekleyen unsurlar yatırım kararlarında giderek daha fazla ağırlık kazanmaya başladı. Yatırımcılar artık bir projenin mevcut konumunun yanı sıra bölgenin gelişim potansiyelini, enerji verimliliğini, akıllı bina teknolojilerini ve uzun vadeli değer üretme kapasitesini de değerlendiriyor.\n\nAna ulaşım hatları çevresindeki gayrimenkullerin değeri yüzde 50'ye varan oranda artış gösteriyor. ESG uyumlu projelerde kira gelirleri yüzde 18'e kadar artarken, sürdürülebilir sertifikalı projeler benzerlerine göre yüzde 15'e varan oranda daha yüksek değerle işlem görüyor. İstanbul'da yeni metro hatlarının geçtiği bölgelerde konut fiyatlarının yüzde 40'a varan oranlarda yükselişi, bu etkinin somut bir örneğidir.\n\nBüyük ulaşım projelerinin bulunduğu bölgelerde altyapı odaklı gelişim, toplam değer artışını 4 katın üzerine çıkarabiliyor. Önümüzdeki 5 yıllık dönemde ulaşım odaklı gelişim, akıllı bina teknolojileri ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenen projelerin sektörde daha da ön plana çıkması bekleniyor.