Sağlık kuruluşlarında sosyal medya riski yalnızca hastane resmi hesaplarından yapılan paylaşımlarla sınırlı değildir. Çalışanların kişisel hesaplarından hasta bilgileri, hasta görselleri, operasyon odası görüntüleri, ameliyat süreci, hasta dosyası ve kimliği ortaya çıkarabileceği herhangi bir görüntü paylaşması ciddi hukuki sonuçlar doğurabiliyor. Bu tür paylaşımlar nedeniyle hastane, çalışanın eylemleri için sorumlu tutulabilir. Hastanın veri güvenliği, çalışan eğitimi, iç prosedür ve denetim yükümlülükleri gündeme gelmesinin yanı sıra, paylaşımlar KVKK (Kişisel Verileri Koruma Kanunu), hasta mahremiyeti, meslek etiği, reklam yasağı ve kurum itibarı açısından da risk yaratmaktadır.

Sağlık turizminde bu riskler daha da artmaktadır. Yabancı hasta görüntülerinin sosyal medyada paylaşılması sosyal medya krizine dönüşebilmektedir. Bu nedenle hastanelerin sadece resmi hesaplarındaki paylaşımları değil, aynı zamanda çalışanların kişisel hesaplarından yapılan paylaşımları da kontrol altına alması gerekmektedir.

Hastaneler krizin önlenmesi için çalışanlara hasta mahremiyeti ve KVKK eğitimi vermelidir. Operasyon alanlarında fotoğraf ve video çekimine ilişkin kurallar net olmalıdır. Kişisel hesaplardan hasta ve kurum içi görüntülerin paylaşımı yasaklanmalı, yabancı hastalar açısından görüntü alma izinleri ayrıntılı alınmalı ve sosyal medya ajansı, tercüman, hasta danışmanı gibi dış ekiplerle gizlilik sözleşmeleri yapılmalıdır. İhlal halinde uygulanacak bir kriz yönetim planı da oluşturulmalıdır.