Kolorektal kanserler uzun yıllar ileri yaş hastalığı olarak bilinirken, son yıllarda genç yetişkinlerde daha sık görülmeye başlamıştır. Araştırmalar, bazı bağırsak bakterilerinin ürettiği "kolibaktin" adlı toksinin, özellikle gençlerde görülen kolorektal kanserlerde DNA hasarıyla bağlantılı olduğunu göstermektedir.
Aşırı kilo, hareketsiz yaşam, sigara, alkol, sağlıksız beslenme ve işlenmiş gıdaların sık tüketimi hastalık riskini artırmaktadır. Makattan kanama, dışkılama alışkanlığındaki değişiklikler, açıklanamayan kansızlık ve kilo kaybı gibi belirtiler göz ardı edilmemelidir. Genetik yatkınlık önemli olsa da, hastalık yalnızca genetik nedenlerle açıklanmamaktadır. Gereksiz antibiyotik kullanımı da bağırsak mikrobiyotasında dengesizlik oluşturarak sindirim sistemi sağlığını olumsuz etkileyebilmektedir.
Erken tanı tedavi başarısının temel faktörüdür. 45 yaşından sonra belirti olmasa bile kolonoskopi taraması yapılması önerilmektedir. Ailesinde kanser öyküsü bulunanlar veya alarm belirtileri yaşayan kişilerde tarama yaşı daha erken planlanabilir. Endoskopik Submukozal Diseksiyon (ESD) yöntemi, karında kesi açılmaksızın erken evredeki kanserlerin endoskopik olarak çıkarılmasını sağlamaktadır.
