Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın politika faizini yüzde 37'de sabit tutması, şirketler için finansman maliyetlerinin yüksek kalacağını gösteriyor. TCMB'nin 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 28'e yükseltmesiyle birlikte, işletmeler için maliyet yönetimi ve verimlilik daha kritik hale geliyor.\n\nSanayide verimlilik uzmanı Hakan Cengiz, yüksek finansman maliyetlerinin şirketleri yalnızca yeni yatırımlarını değil, mevcut kaynaklarını kullanım biçimlerini de yeniden gözden geçirmeye yönelttiğini belirtiyor. Cengiz'e göre, üretimdeki küçük kayıplar zaman, iş gücü, enerji, hammadde ve kapasite açısından bir araya geldiğinde işletmeler için ciddi bir maliyet oluşturabiliyor. Şirketlerin mevcut süreçlerini ölçmesi, darboğazlarını tespit etmesi ve teknolojiyi doğru noktalarda kullanması gerektiğini vurguluyor.\n\nCengiz, faizlerin şirketlerin yatırım kararlarında önemli bir parametre olmaya devam ettiğini ancak işletmelerin kendi süreçlerinde yaratabilecekleri verimlilik artışlarının da en az finansman koşulları kadar önemli olduğunu söylüyor. Dış koşulların iyileşmesini beklemek yerine bugün kontrol edebildikleri alanlarda dönüşüme başlaması gerektiğini vurgulayan Cengiz, özellikle sanayi şirketlerinin teknolojik dönüşümü sadece yeni makine yatırımı olarak görülmemesi, süreç yönetimi ile insan kaynağını birlikte ele alması gerektiğini ifade ediyor.
Yüksek Faiz Ortamında Şirketlerin Yeni Gündeminde Verimlilik Var

Merkez Bankası politika faizini yüzde 37'de sabit tutarken, şirketler mevcut kaynakların daha verimli kullanılmasına yöneliyorlar. Verimlilik artık sadece maliyet düşürme değil, rekabet gücünü destekleyen stratejik bir unsur haline geldi.
Galeri
İlgili Haberler

Ege Bölgesi'nin 8 aylık ihracatı 29,2 milyar dolara ulaştı

Vatansever: Türkiye'nin büyüme kalitesini teknoloji yoğunluğu belirleyecek
TKP, köprü ve otoyolların özelleştirilmesine tepki gösterdi

Türkiye'de İşgücü Maliyeti Avrupa'nın 10 Katı Hızla Arttı

PLASFED Başkanı: Kalıcı büyüme için üretim güçlenmeli
