Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, yaşlanma korkusunun psikolojik temellerini açıklamıştır. Yaşlanmanın doğal bir yaşam evresi olmasına rağmen, bu sürecin kişileri psikolojik olarak olumsuz etkileyebildiğini belirten Yalçın, yaşlanma kaygısının çoğu zaman kırışıklıkların değil, sevilmeme, değer görmeme ve kaybetme endişesinden kaynaklandığını vurgulayıştır.

Yalçın, öz değerini uzun yıllar gençlik, fiziksel görünüm, başarı veya başkalarının onayı üzerine kurmuş kişilerde yaşlanmanın daha tehdit edici algılanabileceğini ifade etmiştir. Bu kişilerde yaşlanma sadece bedensel bir değişim olmayıp, kimlik algısını sarsan bir sürece dönüştüğünü aktarıştır. Sosyal medya filtreleri ve "hep genç kal" kültürünün bu kaygıyı artırdığını belirten Yalçın, estetik uygulamaların ise kaygıyı azaltmak yerine yeni kusurlar arayışına başladığını ve psikolojik değerlendirme gerektirebileceğini ifade etmiştir.

Yalçın, insanların yaşlanmanın kendisine değil, ona yükledikleri anlama tepki verdiklerini açıklamıştır. Bazıları için yaş almak olgunlaşmak ve deneyim kazanmak anlamında gelirken, diğerleri için güzelliğin, çekiciliğin ve toplumsal değerinin azalması demektir. Araştırmaların, görünüm odaklı sosyal medya içeriklerinin beden memnuniyetini olumsuz yönde etkilediğini gösterdiğini belirtmiştir.