Uzun yolculuklarda saatlerce aynı pozisyonda oturmak, özellikle bacak toplardamarlarındaki kan akımını yavaşlatarak pıhtı oluşumunu kolaylaştırabiliyor. Hareketsizlik nedeniyle baldır kasları yeterince çalışamaz, kanın kalbe dönüşü azalır ve kan bacaklarda birikebilir. Oluşan pıhtı bazen bacakta kalırken, bazen de koparak akciğere ulaşıp yaşamı tehdit eden pulmoner emboliye yol açabiliyor.
Uzun yolculuklarda pıhtı riski herkeste görülebilmesine karşın, daha önce derin ven trombozu veya pulmoner emboli geçirenler, aktif kanser hastaları, yakın zamanda büyük ameliyat veya travma yaşayanlar, hamileler, doğum sonrası ilk haftalardaki kadınlar, ileri yaştakiler, obez kişiler, kalp yetersizliği, ciddi kronik hastalık veya doğuştan pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar açısından tehlike daha yüksek. Östrojen içeren doğum kontrol hapı veya hormon tedavisi kullananların da dikkatli olması gerekiyor.
Pıhtılaşma riskini azaltmanın en etkili yolu uzun süre hareketsiz kalmamaktır. Dört saatten uzun süreli uçak, otobüs veya otomobil yolculuklarında her 1-2 saatte bir ayağa kalkıp yürümek, oturur pozisyonda ayak bileği ve baldır kaslarını çalıştıran egzersizler yapmak ve yeterli sıvı tüketmek önemlidir. Rahat ve dar olmayan giysiler tercih edilmeli, aşırı alkol tüketiminden kaçınılmalıdır. Yüksek risk taşıyan kişilerde doktor önerisiyle varis çorabı kullanılması veya koruyucu kan sulandırıcı tedavi uygulanması yaşamı tehdit edebilecek damar tıkanıklıklarının önlenmesine katkı sağlayabilir.
Uzun yolculuğun ardından tek bacakta gelişen şişlik, ağrı, hassasiyet, ısı artışı veya kızarıklık uyarıcı belirtilerdir ve hızlı tıbbi değerlendirme gerektirir. Ani nefes darlığı, göğüs ağrısı, hızlı kalp atışı, kanlı öksürük, baş dönmesi veya bayılma ise acil müdahale gerektiren önemli uyarı işaretleridir.






