Klinik psikologlar, iş-yaşam dengesinin zamanı eşit paylaşmak anlamına gelmediğini, aksine bireyin hem üretken hem de dinlenebileceği sürdürülebilir bir yaşam kurabilmesi anlamına geldiğini vurgularken, bu dengede sağlıklı sınırların kritik rol oynadığını belirtiyor.
Uzmanlar, iş yaşamında sağlıklı sınır koymak ve kararlı, saygılı iletişim kurmak için "hayır" diyebilmenin gerekli olduğunu açıklıyor. Birçok kişi için bu sözcük, reddedilme, eleştirilenme ya da sevilmeme korkularını tetikleyen duygusal bir deneyim olarak değerlendiriliyor. Çocuklukta sevgiyi uyum ve başkalarını memnun etmek üzerinden deneyimleyen bireyler, yetişkinlikte de kendi ihtiyaçlarını geri plana atmaya daha eğilimli olabiliyor.
Dengenin bozulması durumunda kronik stres, tükenmişlik sendromu, kaygı, depresif belirtiler ve uyku sorunları görüldüğü belirtiliyor. Psikologlar, sağlıklı sınır koymakla bencillik arasında fark olduğunu vurgulayarak, sağlıklı sınırların hem kendi haklarını hem de karşı tarafın haklarını gözetmeyi ifade ettiğini kaydediyor.






