63. Altın Portakal Film Festivali'nde Yeni Bölüm
Türkiye'nin en köklü film festivali Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, 24-31 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek 63. edisyonunda yeni bir özel bölüme ev sahipliği yapacak. Uluslararası programı kapsamında yer alacak "Kökler, Işık ve Kamera!" başlıklı bu bölüm, savaş ve işgal gölgesinde yaşayan sinemacılara ayrılmıştır.
Bölümün Amacı ve İçeriği
"Kökler, Işık ve Kamera!" özel bölümü, ağır ve olağanüstü koşullarda yaşayan yaratıcıların çalışmalarına odaklanmaktadır. Bölüme seçilen filmler, sadece hayatta kalmakla yetinmeyip sinemayı bir varoluş ve ifade alanı olarak gören yönetmenlerin eserlerinden oluşmaktadır. Festival, bu zorlu koşullarda sanat üretmeyi sürdüren sinemacıları kutlarken, onların değerli emeklerinin daha geniş kitlelere ulaşmasını hedeflemiştir.
Bölümde Yer Alan Filmler
Bölümde gösterilecek filmler arasında şunlar bulunmaktadır:
- Another Day in the Metal Box (Gleb Feldman yönetmeni, Ukrayna): 79. Locarno Film Festivali Geleceğin Leoparları bölümünde yer almış ve Türkiye'de ilk gösterimini Antalya'da yapacaktır.
- The Land of Angels (Babak Khajehpasha yönetmeni, İran): Fecr Film Festivali'nde 5 Kristal Simurg Ödülü kazanmış ve Türkiye'de ilk gösterimini yapacaktır.
- Palestine 36 (Annemarie Jacir yönetmeni, Filistin-İngiltere-Fransa-Danimarka-Katar-Türkiye ortak yapımı): 38. Tokyo Uluslararası Film Festivali'nde En İyi Film (Tokyo Grand Prix) ödülünü kazanmıştır. 50. Toronto Uluslararası Film Festivali Gala seçkisinde yer almıştır.
- Gazawyat: Noor (Shorouq Al-Aila yönetmeni, Filistin): Gazze Günlükleri belgesel serisinin bir parçasıdır.
- Living Twice Dying Thrice (Karim Lakzadeh yönetmeni, İran): Cannes ACID seçkisinde yer almış ve Türkiye'de ilk gösterimini yapacaktır.
- Sunshine Express (Amirali Navaee yönetmeni, İran): 54. Rotterdam Uluslararası Film Festivali Tiger Yarışması seçkisinde yer almıştır.
- Not Scared, Just Sad (Isabelle Mecattaf yönetmeni, Lübnan-Bulgaristan ortak yapımı): 50. Toronto Uluslararası Film Festivali'nde dünya gösterimini yapmıştır.
Bu filmler, zorlayıcı şartlar altında sanat yapmanın önemini vurgularken, sinemanın evrensel dilinin gücünü göstermektedir.






