Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, Otizm Spektrum Bozukluğu'nun nörogelişimsel bir durum olduğunu ve belirtilerin her bireyde farklı düzeylerde ortaya çıkabildiğini açıkladı. Günümüzün bilimsel çalışmaları, otizmin ortaya çıkmasında en önemli etkenin genetik yatkınlık olduğunu göstermektedir. Genetik faktörlerin yanı sıra ileri baba yaşı gibi bazı çevresel etkenler de riski artırabilmektedir. Geçmişte öne sürülen ebeveyn ilgisizliğinin otizme neden olduğu görüşü ise bilimsel geçerliliğini yitirmiştir. Benzer şekilde aşıların ya da ilaçların otizme neden olduğuna dair güvenilir bilimsel kanıt bulunmamaktadır.

Otizmin ilk belirtileri çoğunlukla yaşamın ilk yıllarında sosyal etkileşim alanında ortaya çıkmaktadır. Bir yaş civarında anlamlı sözcüklerin başlamaması, iki yaşında iki kelimelik anlamlı cümlelerin kurulamaması uzman değerlendirmesi gerektiren gelişimsel belirtiler arasında yer almaktadır. Erken dönemde dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında ismi söylendiğinde dönüp bakmama, göz teması kurmama, güldüğümüze karşılık vermeme, bakım veren kişiyle etkileşim kurmakta isteksiz olma bulunmaktadır.

Uzmanlar, erken tanı için gelişim basamaklarının dikkatle izlenmesinin gerekli olduğunu vurgulmaktadır. Konuşma becerisi geç başlasa da doğru eğitim ve dil terapisiyle önemli gelişmeler sağlanabilmektedir. Erken tanı ve nitelikli eğitim sayesinde birçok otizmli bireyin bağımsız yaşam becerileri kazanabileceği ve yaşam kalitesinin iyileştirilebileceği belirtilmektedir.