Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Optisyenlik Program Başkanı Öğr. Gör. Ömer Faruk Okuyucu, optisyenliğin sadece gözlük satışı değil, tamamen fizik, matematik ve optik bilimlerine dayanan çok teknik bir iş olduğunu vurguladı. Okuyucu, reçetedeki değerlerin camlara milimetrik olarak işlenmesi, göz bebekleri arasındaki mesafenin doğru ölçülmesi ve anatomik yapıya uygun çerçeve seçiminin hayati önem taşıdığını belirtti. En ufak bir odaklama hatası kişide şiddetli baş ağrılarına ve göz yorgunluğuna yol açabilir.
Akıllı telefon, tablet ve bilgisayarların günlük yaşamın vazgeçilmez parçası haline gelmesiyle dijital göz yorgunluğu neredeyse toplumsal bir salgın haline geldi. Özellikle çocuk ve gençlerde miyopi oranları ciddi seviyelere ulaştı. Okuyucu, artık sadece görme kusurlarını düzeltmek için değil, mavi ışık filtreleri ve UV korumalı camlar gibi koruyucu önlemler için de optisyenlerin kapısı çalındığını söyledi.
Türkiye'de optisyenlik eğitimi son yıllarda üniversiteler düzeyinde ciddi bir ivme kazandı. Mezunlar kendi optik müesseselerinin yanı sıra hastanelerin ilgili birimlerinde, uluslararası firmalarda ve mağazalarda istihdam bulabiliyor. Teknoloji mesleğin niteliğini artırıyor; dijital odaklama ve üç boyutlu yüz tarama sistemleri geleneksel yöntemlerin yerini aldı.
Okuyucu, yapay zekanın hayatımıza girmesiyle algoritmaların saniyeler içinde cam tasarımını analiz edebildiğini belirtti ancak, insan hassasiyeti ve bütünsel yaklaşım açısından yapay zeka iyi bir optik profesyoneliyle yarışamayacağını vurguladı. Optisyenler giderek teknoloji danışmanı haline gelirken, meslek dinamik ve asla eskimeyecek bir alan olarak kalmaya devam edecek.
