Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK), 2 Haziran 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan İlke Kararı ile işverenlerin çalışanların mesai takibini biyometrik veriler aracılığıyla gerçekleştirmesine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Karar özellikle parmak izi, yüz tanıma, iris ve benzeri biyometrik sistemleri kullanan işyerleri açısından dikkat çekici sonuçlar içeriyor.
KVKK, biyometrik verilerin 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında özel nitelikli kişisel veri olarak kabul edildiğini belirtti. Parmak izi, yüz geometrisi, retina ve iris verileri kişinin kimliğini benzersiz şekilde belirleyebilmekte ve ele geçirilmeleri halinde değiştirilmeleri mümkün olmamaktadır. Karada ayrıca mesai takibinin mutlaka biyometrik sistemlerle yapılmasını zorunlu kılan açık bir kanuni düzenleme bulunmadığı ifade edildi. İşverenlerin çalışma sürelerini kayıt altına alma yükümlülüğü bulunmakla birlikte, bu yükümlülüğün yerine getirilmesi için şifreli kart sistemleri, PIN kodları, RFID/NFC kartları, imza föyleri veya denetçi gözetiminde giriş-çıkış kayıtlarının tutulması gibi daha az müdahaleci yöntemler mevcut bulunmaktadır.
Kararın en önemli sonucu, çalışanın açık rızası bulunsa dahi bunun tek başına yeterli görülmemesidir. KVKK, mesai takibinin biyometrik veri işlenmesini zorunlu kılmadığını ve aynı sonuca ulaşabilecek daha hafif yöntemlerin mevcut olduğunu belirterek biyometrik sistemlerin kullanımına karşı sınırlayıcı bir yaklaşım ortaya koymuştur. Bu karar sonrasında parmak izi ve yüz tanıma sistemleri kullanan işyerlerinin KVKK uyum süreçlerini değerlendirmeleri ve alternatif yöntemlere yönelmeleri gerekmektedir.
