Konut sektöründe alıcıların beklentileri değişirken, proje seçiminde yalnızca dairenin metrekare büyüklüğü, fiyatı ve lokasyonu değil; sosyal alanların niteliği, günlük yaşamı kolaylaştıran olanaklar ve projenin sunduğu yaşam deneyimi de belirleyici hale geliyor. Yeni nesil konut projelerinde spor alanlarından yürüyüş parkurlarına, çocuk oyun alanlarından dinlenme ve sosyalleşme noktalarına kadar pek çok unsur, konutun değerini belirleyen temel kriterler arasında ön çıkıyor.

Konut projelerinde sosyal donatıların geçmişte daha çok tamamlayıcı bir özellik olarak görüldüğü belirtiliyor. Yeni dönemde ise sosyal alanlar projenin son aşamasında eklenen unsurlar olarak değil, konutlarla, peyzajla ve ortak kullanım alanlarıyla birlikte düşünülmesi gereken bir bütünün parçası olarak ele alınıyor. Konut alıcıları için dairenin büyüklüğü kadar projenin sunduğu sosyal imkanlar, yeşil alanlar ve çocuklara yönelik kullanım alanları yaşam kalitesinin temel bileşenleri olarak değerlendiriliyor.

Sektördeki rekabet giderek yaşam kalitesi üzerinden şekilleniyor. Aynı bölgede benzer metrekare ve fiyat seçenekleri sunan projeler arasında farkı yaratacak unsur, insanlara sunulan yaşam deneyimi ve sosyal alanların niteliği, tasarımı ile gerçekten kullanılabilir olmasına dönüştüğü gözlemleniyor.