Akıllı telefonlar, sosyal medya platformları ve kısa video içerikleri günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelirken, ihtiyaçtan fazla dijital içerik tüketimi "dijital obezite" olarak adlandırılıyor. Üsküdar Üniversitesi Nöropazarlama Yüksek Lisans Programı Dr. Öğr. Üyesi Özgün Arda Kuş, bu durumu fiziksel obeziteyle kıyaslarken "Nasıl ki fazla yemek bedeni yoruyorsa, dijital obezite de zihni aynı şekilde yoran bilişsel bir aşırı tüketimdir" dedi.\n\nDijital obezite, kişinin ihtiyaç duyduğundan çok daha fazla dijital içerik tüketmesi ve bunun günlük yaşamını olumsuz etkilemeye başlaması olarak tanımlanıyor. Bildirimler, sonsuz kaydırma sistemi ve algoritmalar insanların ekranda daha uzun süre kalmasını hedefliyor. Zamanla kişiler farkında olmadan dijital içerik tüketimini alışkanlığın ötesine taşıyabiliyor ve beyin bu durumu haz kaynağı olarak algılayabiliyor.\n\nAşırı dijital içerik tüketimi beynin hızlı uyaranlara alışmasına neden oluyor. Özellikle kısa video formatları ve sürekli değişen içerikler dikkat süresini ciddi şekilde azaltabiliyor. Dr. Kuş, dijital bağımlılık ile dijital obezitenin aynı kavramlar olmadığını vurgularken, uzun vadede dikkat dağınıklığı, zihinsel yorgunluk, verim kaybı ve sosyal yaşamdan uzaklaşma gibi sorunlara yol açabileceğini belirtiyor.
Dijital obezite uyarısı: Çok görüyoruz ama az hatırlıyoruz

Aşırı dijital içerik tüketimi beynin dikkat, hafıza ve ödül sistemini zayıflatıyor. Uzmanlar, sosyal medya ve kısa videoların neden olduğu "dijital obezite"nin giderek yaygınlaştığını uyarıyor.
İlgili Haberler

Araştırmalara Göre Disiplin, Gençlerin Başarısında IQ'dan Daha Etkili

Kuantum Teknolojileri Yarışması Finallerine Doğru

Bilgi Üniversitesi öğrencisi afet iletişimi için giyilebilir sistem geliştirdi

Salkaya Kazısı'nda hamam ve kilise alanlarının çalışmaları başladı

Beyin Gereksiz Bilgileri Ayıklaması Hafızayı Korur
