Modern dünyanın hız ve başarı odaklı yapısı, insanları sürekli meşgul olmaya ve her anı verimli değerlendirmeye yönlendiriyor. Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram'a göre, bu yapı dinlenmek dahi birçok kişi için kaygı yaratan bir deneyime dönüşmüştür. "Boş Zaman Kaygısı" olarak tanımlanan durumda bireyler, boş kaldıkları anlarda "Daha faydalı bir şey yapmalıyım" veya "Yeterince üretken değilim" gibi düşüncelerle karşı karşıya kalmaktadır. Abudaram, üretkenlik kültürü, sosyal medya baskısı ve sürekli yeterli olma beklentisinin bireylerin dinlenme hakkıyla kurduğu ilişkiyi zedelediğini vurguluyordu.\n\nÇocukluktan itibaren başarı ve üretkenlik üzerinden şekillenen değer algısı, yetişkinlik döneminde kişinin kendisini yaptığı işler ve sorumluluklar üzerinden değerlendirmesine neden oluyordu. Sosyal medyanın güçlendirdiği bu algı, bireylerin kendi dinlenme biçimlerini sorgulamasına ve kendilerine ayırdıkları zamanı bir performans alanına dönüştürmesine yol açabiliyor. Kitap okumak, spor yapmak veya meditasyon gibi aktiviteler, keyif alınan deneyimler olmaktan çıkarak tamamlanması gereken görevler haline gelebiliyor.\n\nAbudaram, dinlenmek ve kendine zaman ayırmanın psikolojik olarak yeniden dengelenmenin ve kişinin kendisiyle bağ kurmasının önemli yollarından olduğunu belirtiyordu. Bireylerin değerinin yalnızca üretkenliği üzerinden ölçülmemesi gerektiğini vurgulayan terapis, bazen durmak ve hiçbir şey yapmadan zaman geçirmenin aslında kendimize yeniden yaklaşmanın en önemli yollarından biri olduğunu söylüyordu.