Allianz Trade'in Son Ekonomik Görünümü
Allianz Trade, her çeyrekte güncelledikleri Ekonomik Görünüm Raporu'nun son versiyonunu yayınladı. Rapor, küresel ekonominin çoklu risk faktörleriyle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.
Türkiye İçin Büyüme Tahmini
Türkiye açısından raporun tahminleri olumlu yönde ileriliyor. Buna göre Türkiye ekonomisi 2026'nın tamamında yüzde 2,7 oranında büyüyecek, 2027 yılında ise bu büyüme hızı yüzde 3,6'ya yükselecektir.
Küresel Ekonomide Belirsizlikler
Allianz Trade uzmanları, küresel piyasalarda beklenen sakinleşmenin çeşitli faktörlerle geciktiğini belirtmektedir. Raporda vurgulanan başlıca riskler şunlardır:
- Enerji şoku: Orta Doğu'da yeni bir enerji krizinin ortaya çıkması riski
- Tahvil piyasaları: ABD, Japonya ve Avrupa'da yaşanan tahvil satışlarındaki baskı
- Yapay zeka yatırımları: Yüksek teknoloji sektörü yatırımlarına ilişkin artan soru işaretleri
ABD Büyüme Tahmini
Rapora göre Amerika Birleşik Devletleri ekonomisi 2024 yılında yüzde 2,1 oranında büyümesi beklenmekteyken, 2028'de bu oran yüzde 1,8'e gerileme gösterecektir.
Mevcut Durum Değerlendirmesi
Allianz Trade ekonomistleri, bahsedilen risk faktörlerinin henüz reel ekonomiyi olumsuz etkilemediğini vurgulamaktadır. 2024 yılının ikinci çeyrek büyümesi yukarı yönlü bir sürpriz yapmıştır. Avrupa'da net ihracat ve Almanya'nın teşvikleri, ABD ve Asya'da ise yapay zeka bağlantılı güçlü yatırımlar büyümeyi desteklemektedir.
Senaryo Analizleri
Raporda, potansiyel krizlerin ekonomiye etkileri üç farklı senaryo altında modellenmektedir:
Enerji Şoku Senaryosu
Çatışmanın kontrol altında kalması durumunda, alternatif enerji rotaları ve talepteki gerileme sayesinde enerji piyasalarının yeniden dengelenek baskının azalabileceği öngörülmektedir.
Tahvil Piyasası Senaryosu
Enflasyonun ılımlı bir seyir izleyeceği ve kamu tahvili piyasalarının yüksek hacimli işlemleri risk primlerinde sert dalgalanmalar yaratmadan absorbe edebileceği varsayılmaktadır.
Yapay Zeka Yatırımları Senaryosu
Yapay zeka sektöründe yatırım hızının yavaşlama ihtimali değerlendirilmektedir. Harcamaların 2028 yılında 1 trilyon dolar civarında zirveye ulaşması beklenirken, bu dönemde değer yaratım dinamiklerinde değişiklikler olabilir.





