Türkiye'de İflas Adedi Gerilemeye Başlayacak
Ticari alacak sigortası devi Allianz Trade, 2026 yılının son Küresel İflas Raporu'nu yayınladı. Rapora göre, Türkiye'de enflasyondaki düşüş eğilimi ve ekonomik istikrarın güçlenmesiyle 2027'de iflas adedi yüzde 7 gerileyecek.
Bölgesel Eğilim: Orta ve Doğu Avrupa'da Kademeli İyileşme
Orta ve Doğu Avrupa Bölgesel İflas Endeksi'nin kademeli olarak gerilemesi bekleniyor. 2026 yılında on ülkeden altısında iflas artışı yaşanırken, 2027'de on ülkeden yedisinde iflas sayılarında düşüş öngörülüyor.
Rapora göre, 2027 ve 2028 yıllarında ülkelerin çoğunluğunda bölgesel farklılıklar olsa da iflas sayılarının azalması tahmin ediliyor. Ancak, Bölgesel İflas Endeksi yine de yüzde 78 olan pandemi öncesi ortalamanın ve yüzde 84 olan Küresel Finansal Kriz dönemindeki seviyenin oldukça üzerinde kalacak.
Ülkelere Göre İflas Beklentileri
2027 yılına kadar iflasların:
- Rusya'da yüzde 14 artması bekleniyor
- Bulgaristan'da yüzde 9 artması öngörülüyor
- Romanya'da yüzde 4 artması tahmin ediliyor
- Çekya'da yüzde 3 artması bekleniyor
- Estonya'da yüzde 10 artması öngörülüyor
Rusya, Bulgaristan ve Romanya'da önceki yılda iflas artışlarının devam edeceği vurgulanırken, Romanya, Çekya, Estonya ve Türkiye'de ise gerileme bekleniyor.
Faiz Oranlarının Ekonomiye Etkileri
Allianz Trade CEO'su Aylin Somersan Coqui, yılın başından itibaren birbiri üzerine eklenen şokların etkisiyle faiz oranlarının beklentilerin oldukça üzerinde seyrettiğini ve finansal açıdan kırılgan durumda olan şirketler üzerindeki baskının giderek arttığını belirtti.
CEO Coqui, ülkelerin yüzde 60'ında politika faizlerinin 2027 yılında önceki 12 ila 24 aylık dönemle kıyasla daha yüksek seviyelerde kalacağını vurgulayarak, "Bu durum, şirketlerin finansman maliyetlerini artırırken kâr marjlarını da daraltıyor" dedi.
Sektörel Riskler ve Zorluklar
Batı Avrupa'da banka kredi faizlerinde yaşanacak 100 baz puanlık artışın, şirketlerin faiz giderlerine 6 ila 10 milyar avro arasında ek yük getireceği tahmin ediliyor. Bu gelişmenin özellikle yenilenebilir enerji, telekomunikasyon ve elektrik enerjisi sektörlerinde kâr marjlarını olumsuz etkilemesi bekleniyor.
Diğer yandan, enerji maliyetlerinin uzun süre yüksek seviyelerde seyretmesi, özellikle Avrupa'nın enerji yoğun sektörlerinde faaliyet gösteren şirketlerin karlılığı üzerindeki baskıyı daha da artıracak.






