Kariyer kararları artık sadece hangi şirkette çalışılacağıyla sınırlı değil. Yaşanılan şehir, erişilebilen roller, profesyonel ağlar, gelişim fırsatları ve ücret beklentileri kariyerin yönünü doğrudan etkiliyor. OECD'nin 2026 İstihdam Görünümü raporuna göre, OECD ülkelerinin yarısından fazlasında istihdam oranı bölgelere göre %50 ile %70 arasında değişiyor. Aynı yetkinliklere sahip çalışanların yarısından fazlasının farklı kariyer fırsatlarına erişememesini yaşadıkları bölge açıklıyor.
Türkiye'de istihdam artsa da, bu artış şehirler arasında eşit şekilde yayılmıyor. TUIK verilerine göre mayıs ayında istihdam 285 bin kişi arttı ve istihdam oranı yüzde 48,5'e ulaştı. Ancak iç göç istatistikleri, genç yetişkinlerin daha iyi fırsat bulmak için şehir değiştirme eğiliminde olduğunu gösteriyor. 2025'te 2 milyon 475 bin kişi iller arasında göç etti ve bu hareketliliğin en yoğun olduğu grup 20-24 yaş aralığında yer alıyor.
İnsan kaynakları danışmanlarına göre, şirketler yetenek stratejilerini sadece büyük şehirlerdeki aday havuzuna göre kurmamalı. Hibrit çalışma, bölgesel işe alım, proje bazlı görevler ve kurum içi mobilite uygulamaları bölgesel kariyer fırsatlarındaki eşitsizliği azaltabilir. Böylece çalışanlar kariyer gelişimleri için zorunlu olarak şehir değiştirme ihtiyacı hissetmeyebilir.





