Son 15-20 yılda iklim değişikliğine bağlı olarak sıcak hava dalgalarının ciddi oranda arttığını belirten Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Baltalı, özellikle Avrupa'nın birçok bölgesinde sıcaklıkların 30-35°C'nin üzerine çıkmasının acil servise başvuru ve ölüm oranlarını arttırdığını söyledi. Çevre sıcaklığı belirli bir derecenin üzerine çıktığında vücut iki temel reaksiyon gösteriyor. İlk olarak vücudu soğutmak amacıyla damarlar genişliyor, bu ise tansiyonun düşmesine ve fenalık hissine neden olabiliyor. İkinci olarak ise yoğun terleme başlıyor ve vücut ciddi oranda sıvı kaybediyor.

Sıvı kaybı ve damar genişlemesi nedeniyle kalp, tüm vücuda kan pompalayabilmek için daha fazla kasılmak ve daha hızlı çarpmak zorunda kalıyor. Bu durum kalbin iş yükünü ve oksijen ihtiyacını önemli ölçüde artırıyor. Yüksek sıcaklıklar özellikle yaşlılar, kalp-damar hastalığı bulunanlar ve kalp yetmezliği hastaları için ciddi hayati tehlike oluşturuyor. Sıcaklığın 39-45 derecelere ulaştığı sıcak dalgalarında dışarıda yoğun fiziksel aktivite yapan işçilerde ve sporcularda ölüm oranları belirgin şekilde artmaktadır.

Bu risklerden korunmak için sıcak dalgası olduğu zamanlarda mümkün olduğunca dışarı çıkmamak, bol sıvı tüketmek ve fiziksel aktiviteleri günün en sıcak saatlerinden kaçınarak sabah veya akşam saatlerine kaydırmak önerilmektedir.