Üniversite yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte bazı adaylar, kazandıkları bölümü derinlemesine analiz etmeden mezuna kalma kararı alıyor. Uskudar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, bu eğilimin rasyonel bir kariyer planlamasından ziyade bilişsel çarpıtmalar ve çevresel baskılarla şekillendiğini belirtiyor.

Akoğlan, özellikle mükemmelliyetçi düşünce kalıplarının mezuna kalma tercihinde etkili olduğunu vurgulayarak, "Ya hep ya hiç" şeklinde işleyen katı bir mükemmelliyetçiliğin, adayların elindeki somut başarıyı gözden kaçırmasına neden olduğunu söylüyor. Sosyal medyadaki filtrelenmiş başarı hikayeleri, ailelerin beklentileri ve akranlar arası prestij yarışının birleştiğinde, popüler üniversiteler dışındaki seçeneklerin adayın zihninde değersiz etiketini aldığını ifade ediyor.

Mezuna kalmanın bazı öğrenciler için uygun bir seçenek olabileceğini ancak psikolojik ve akademik maliyetlerinin hesaba katılması gerektiğini belirten Akoğlan, "Mezun yılı yalnızca soru çözerek sıralamayı katlama kadar doğrusal ve garantili bir denklem değildir" diyerek, akranlarının yeni bir yaşama adım atarken evde kalmanın sosyal yalıtılmışlığı, motivasyon kayıpları ve sınav kaygısının ciddi bir psikolojik direnç gerektirdiğini vurguluyor.