Yaşlı Bakımında Bütüncül Yaklaşım Gerekli

Yaşlı nüfusun hızla artmasıyla birlikte Türkiye'de profesyonel bakım hizmetlerine duyulan ihtiyacın büyüdüğüne dikkat çeken uzmanlar, mevcut sistemin sadece kapasite açısından değil, hizmet çeşitliliği, erişilebilirlik ve süreklilik bakımından da geliştirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Yaşlı Bakımı Programı Öğr. Gör. Duygu Deniz Şentürk, yaşlı bakım hizmetlerinin mevcut durumunu ve ailelerin karşılaştığı sorunları değerlendirerek, bu alandaki zorlukları ve çözüm önerilerini ortaya koymaktadır.

Bağımsızlık ve Toplumsal Katılım Hedef Olmalı

Yaşlı bakımının yalnızca beslenme, ilaç takibi ve kişisel ihtiyaçların karşılanmasından ibaret olmadığını vurgulayan Şentürk, "Temel hedef, kişinin mümkün olduğunca bağımsızlığını koruyabilmesi, kendi yaşam çevresinde kalabilmesi ve toplumdan kopmadan hayatını sürdürebilmesidir" dedi.

Bu hedefi gerçekleştirmek için ise sağlık ve sosyal hizmetlerin, yerel yönetimlerin, bakım profesyonellerinin ve ailelerin birbiriyle bağlantılı çalıştığı bir sistem gerektiğini belirten akademisyen, parçalanmış yapılardan bütüncül bir yaklaşıma geçilmesi gerektiğini ifade etti.

Hizmetler Birbirini Tamamlamalı

Şentürk, evde bakım, huzurevi, yaşlı yaşam merkezi ve gündüzlü bakım hizmetlerinin birbirinden bağımsız değil, birbirini tamamlayan yapılar olması gerektiğini vurguluyor. Yaşlı bireylerin ihtiyaçlarının zaman içinde değişebileceğine dikkat çekerek, bu değişimlere uyum sağlayabilecek esnek bir sistem kurulması gerektiğini söylüyor.

  • Günlük yaşamını bağımsız sürdürebilen ancak sosyal desteğe ihtiyacı olan bireyler için yaşlı yaşam merkezleri ve gündüzlü bakım hizmetleri uygun olabilir.
  • Günlük yaşam aktivitelerinde daha fazla destek gerektiğinde evde bakım hizmetleri devreye girebilir.
  • Sürekli gözetim veya daha yoğun bakım gereken durumlarda huzurevi veya yatılı bakım merkezleri değerlendirilebilir.

Her Yaşlı İçin Farklı Model Gerekli

Bakım hizmetlerinin kişinin sağlık durumuna, bağımsızlık düzeyine, bilişsel durumuna ve aile desteğine göre planlanması gerektiğini belirten Şentürk, "En doğru yaklaşım, kişiyi mevcut bir hizmet modeline uydurmak yerine bakım hizmetini kişinin değişen ihtiyaçlarına göre şekillendirmektir" ifadesini kullandı.

Hizmetler arasında güçlü bir yönlendirme ve takip sisteminin kurulmasının da oldukça önemli olduğunu vurgulayan akademisyen, bu sayede yaşlıların gereksinimlerine en uygun bakım türüne yönlendirilmesinin sağlanabileceğini söylüyor.

Fiziksel Bakımın Ötesine Bakılmalı

İyi bir yaşlı bakımının yalnızca beslenme, kişisel bakım, ilaç takibi ve güvenliğin sağlanmasıyla sınırlı olmadığını kaydeden Şentürk, psikolojik destek ve sosyal etkileşimin de bakımın ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini belirtiyor. Bu bütünsel yaklaşım, yaşlı bireylerin hem fiziksel hem de ruh sağlığının korunmasını sağlayacaktır.