Türkiye video oyun pazarı 2025'te 1,01 milyar dolara ulaşarak sembolik bir eşiği aştı. Türkiye Oyun Sektörü Raporu 2025 verilerine göre pazar dolar bazında yüzde 24,7, TL bazında yüzde 51,5 büyüyerek bu rakama erişti. Ancak rakamların arkasında yer alan yapısal dönüşüm daha da önemli: Türkiye artık indirme sayısıyla ölçülen bir pazar olmaktan çıkarak, küresel ölçekte başarılı oyun şirketlerini arka arkaya çıkarabilen, kendi kendini besleyen bir ekosistemine dönüştü.

Türk geliştiriciler 2025'te dünya çapında yaklaşık 2,76 milyar dolar mobil gelir üretti; bu rakam 2020'de 504 milyon dolar seviyesindeydi. Dünyanın en çok kazandıran 10 mobil puzzle oyunundan dördü Türk stüdyolarına ait ve bunlar arasında dünyada en çok gelir üreten bir casual oyun da yer alıyor. Bir Türk oyunu ise tüm türler dahil en çok kazandıran ilk beş mobil oyun içinde bulunuyor.

Sektörü ayırt eden temel unsur "kurucu döngüsü"dür. Bir stüdyo satıldığında veya halka açıldığında kurucuları ve ilk çalışanları hem sermayeyle hem de sahada kazanılmış deneyimle çıkıyor, ardından bu birikimi doğrudan sektöre geri koyarak yeni stüdyolar kuruyor ve sonraki nesle yatırım yapıyor. Tek bir exit, birden fazla yeni şirketi finanse ederken deneyimli ekipler sektör içinde kalmaya devam ediyor. Uluslararası yatırımcıyı Türkiye'ye çeken temel nokta da budur: Tek bir oyunun başarısı değil, aynı başarıyı defalarca çıkarabilen ekipler ve sürdürülebilir çalışma düzeni.