Klinik Psikolog Gizem Karpat, öz-yalanın (self-deception) bireyin kaygı, suçluluk, hayal kırıklığı ya da acı verici gerçeklerle başa çıkabilmek için bazı durumları bilinçsizce çarpıtması veya görmezden gelmesi olduğunu açıkladı. Öz-yalanın amacı dış dünyada birilerini aldatmak değil, kişinin kendi psikolojik dengesini korumaya çalışmasıdır.

Karpat, aynı sorunların farklı insanlarla tekrar ediyorsa, benzer hayal kırıklıkları kronik bir döngü haline gelmişse veya kendini sürekli haklı olduğunu kanıtlamaya çalışan birinin öz-yalanla karşı karşıya olabileceğini söyledi. Kısa vadede zihni rahatlatsa da, bu mekanizma uzun vadede sorunların gerçekçi şekilde çözülmesini geciktiren bir yapıya bürünebilir.

Öz-yalan ile bilinçli inkar arasındaki fark, farkındalık düzeyinde saklıdır. Öz-yalan dönemlerinde kişi gerçeği tam olarak fark etmeden kendini farklı bir gerçekliğe inandırırken, bilinçli inkarında kişi gerçeği bildiği halde kabul etmek istemez. İnsan zihni yalnızca saf doğruyu kaydetmek için değil, aynı zamanda psikolojik bütünlüğünü korumak için de çalışır. Karpat, kendine dürüst olmanın geliştirilebilen bir beceri olduğunu ve bunun psikolojik sağlamlığın temelini oluşturduğunu vurguladı.