Türkiye'nin ekonomik kalkınmasında gençlerin üretim, istihdam ve girişimcilik süreçlerine daha güçlü dahil edilmesi gerektiği vurgulanıyor. TÜİK verilerine göre 2025 yılında 15-24 yaş grubundaki gençlerin istihdam oranı yüzde 40,3'e yükselirken, aynı yaş grubunda gençlerin işsizlik oranı yüzde 15,3 olarak gerçekleşti. Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin oranı ise yüzde 23,3'e ulaştı. Genç kadınlarda bu oran yüzde 30,9'a çıkarak, genç kadınların iş gücüne katılımını artıracak mekanizmaların önemini ortaya koyuyor.

Kamu politikalarının yanı sıra özel sektörün gençlerin ekonomik hayata katılımında sorumluluğu giderek artıyor. Şirketlerin gençlere yönelik staj ve istihdam imkanlarını genişletmesi, mesleki gelişimi desteklemesi, mentorluk programları oluşturması ve genç girişimcilere alan açması, Türkiye'nin nitelikli insan kaynağının güçlendirilmesine katkı sağlayabilir.

Eğitim ile iş dünyası arasındaki bağın güçlendirilmesi, gençlerin kariyer yolculuğunda önemli bir rol oynuyor. Üniversite döneminde edinilen teorik bilginin sektör deneyimiyle desteklenmesi, gençlerin iş hayatına daha hazırlıklı başlamasını sağlarken, şirketlerin ihtiyaç duyduğu yetkinliklere sahip insan kaynağına erişimini kolaylaştırıyor. Bu noktada özel sektörün üniversiteler, meslek kuruluşları ve gençlik platformlarıyla geliştireceği iş birlikleri önem kazanıyor.