Kaspersky, dünya genelinde 7.600 katılımcıyla gerçekleştirilen araştırmasının ikinci bölümünü yayımladı. Çalışma, teknoloji destekli istismar vakalarının çoğu zaman mağdurun yakın çevresi tarafından gerçekleştirildiğini gösteriyor. Araştırmaya göre, istismara maruz kalanların %40'ı faili tanımamışken, %50'si failinin kendi sosyal çevresinden biri olduğunu belirtti. Vakaların %15'inde faililer arkadaş, %10'unda mevcut partner, %8'inde iş arkadaşı, %7'sinde aile üyesi, %6'sında eski partnerdir.

Araştırma ayrıca, teknoloji destekli istismara maruz kalan kişilerin aynı gruplara yönelik istismarcı davranışlarda bulunma olasılığının daha yüksek olduğunu gösterdi. Bu durum, dijital istismarın zamanla normalleşebildiğini ve kendi kendini besleyen bir döngüye dönüştüğünü işaret ediyor. Z kuşağı katılımcılarının %60'ı son bir yılda en az bir tür dijital istismara maruz kaldığını belirtirken, "teknoloji destekli istismar" terimini bilenlerin oranı Z kuşağında %81, Baby Boomer kuşağında %64 olarak hesaplandı.

Cinsiyetler arası fark da belirgin çıktı. Kadınların %62'si çevrimiçi ortamda kendini güvensiz hissettiğini söylerken, erkeklerde bu oran %54'te kaldı. Kaspersky, bu bulguların siber güvenlik perspektifinde korunma yaklaşımlarının önemli ölçüde değişmesi gerektiğini gösterdiğini vurguladı. Teknoloji destekli istismar çoğu zaman güvenilen kişilerin günlük etkileşimler ve cihaz erişimleri üzerinden gerçekleştiğinden, geleneksel siber saldırılar kadar dikkat çekmiyor.