Doktor Olmak Tek Başına Yeterli Değil
Güzellik salonlarında botoks ve dolgu yaptırdıktan sonra komplikasyon yaşayan hastalar sık sık "doktor yaptı" ifadesini kullanıyor. Hastaların çoğu, uygulayıcının hekim olmasıyla işlemin yasal ve güvenli hale geldiğini düşünüyor. Ancak Türk mevzuatı iki ayrı koşul arıyor: Uygulamayı yapan kişi mutlaka hekim olmalı ve uygulama ruhsatlı bir sağlık kuruluşunda yapılmalı. Güzellik salonları bu kapsamda yer almıyor.
Medikal estetik uzmanı Dr. Merve Demir Güzel, hekimler için de aynı kuralın geçerli olduğunu vurguluyor: "Bunu net söyleyeyim: Ben de bir güzellik salonuna gidip orada botoks yapamam. Hekim olmam bunu yasal hale getirmiyor. Kural kişiye değil, yere bağlı."
Güzellik Salonları Sağlık Tesisi Değildir
Türkiye'de güzellik salonları, işyeri açma ruhsatıyla faaliyet gösteren ticari işletmeler olarak tanımlanıyor. Sağlık Bakanlığı'nın ruhsatlandırdığı sağlık kuruluşları arasında yer almıyorlar.
Botulinum toksin ve dolgu maddeleri ise tıbbi ürün niteliğinde. Bu ürünlerin depolanması, muhafazası ve uygulanması sağlık kuruluşu koşullarını gerektiriyor:
- Uygun soğuk zincir ve depolama
- Sterilizasyon standartları
- Tıbbi atık yönetimi
- Komplikasyon durumunda acil müdahale imkânı
Nisan ayında Iğdır'da ele geçirilen 12 bin 600 kaçak botoks ilacının güzellik merkezlerine dağıtılmak üzere hazırlandığının açıklanması, bu işletmelerin tıbbi ürün tedarik zincirinin dışında kaldığını gösteriyor.
"Doktor Geldi" Modeli Riskli
Güzellik salonuna dışarıdan gelen hekim modeli hastaya güven veriyor ancak temel soruları cevapsız bırakıyor:
- Ürün nereden geldi?
- Hekim kendi getirdiyse nasıl taşındı, nerede saklandı?
- Salonun tıbbi buzdolabı var mı?
- Bir komplikasyon gelişirse müdahale edilecek ilaç ve ekipman orada mı?
- Hekim gittikten sonra sorun çıkarsa hasta kime ulaşacak?
Dr. Demir Güzel, bu modelin hastayı en korumasız bıraktığı anın işlem sonrası olduğunu belirtiyor: "Gezici hekim modeli en çok işlem bittikten sonra sorun yaratıyor. Hekim salondan çıkıp gidiyor. Akşam hastanın dudağı beyazlamaya başlıyor, kimi arayacak? Salonu arıyor, salon 'doktoru arayın' diyor, doktor başka şehirde. Kendi kliniğinde çalışan hekimin hastası ise nereye geleceğini biliyor. Fark burada."
Sertifikalar Hukuki Geçerliliği Olmayabilir
Güzellik salonlarında ve bazı uygulama noktalarında duvarda asılı "medikal estetik sertifikası" görülüyor. Bu belgelerin hukuki karşılığı sık sık yanlış anlaşılıyor.
Sağlık Bakanlığı, önceki yazılı genelgesinde medikal estetik kursu düzenlenmesi ve sertifika verilmesinin yasak olduğunu bildirmiştir. Bakanlığın onayladığı eğitim programları dışındaki kurs ve sertifikaların uygulama yetkisi vermediği vurgulanmıştır.
Hekim olmayan bir kişinin tıbbi müdahale yapması ise 1219 sayılı Kanun kapsamında suç olarak tanımlanmaktadır.
Dr. Demir Güzel, hastaların bu belgelerin kaynağını sorgulamalarını tavsiye ediyor: "Duvardaki çerçeveli belge hastayı rahatlatıyor, biliyorum. Ama o belgenin ne olduğunu sormak gerekir. Bakanlığın onayladığı bir program mı, yoksa hafta sonu kursu mu?"






