Staj ve Çıraklık Mağdurları Kültür ve Dayanışma örgütü, fiilen üretim ve imalat işlerinde çalışan stajyer ve çıraklara yönelik yasal düzenleme talep etmektedir. Örgütün vurguladığı esas nokta, eğitim adı altında işyerlerinde normale yakın işlerde çalışan kişilerin emeğinin hukuki açıdan yok sayılmaması gerektiğidir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 5 Haziran 2024 tarihli kararı, 1993 yılında çıraklık eğitim merkezine giren ve işyerinde fiilen imalat ve tamir işlerine katılan bir kişinin davasında, çırak statüsü görünse de gerçek çalışma ilişkisinin araştırılması gerektiğini belirtmiştir. İlk mahkeme tarafından reddedilen dava, tanık ifadeleri ve işyeri kayıtlarıyla yeniden incelenmiş, davacının sadece getir-götür işi yapmadığı, ustalarla birlikte fiilen üretime katıldığı tespit edilerek sigortalılık başlangıcı 18 yaş tarihinden itibaren belirlenmiştir.

Ancak bu karar tüm stajyerlere otomatik sigorta hakkı vermemektedir. Kararın özü, fiili çalışmanın somut delillerle ispatlanması durumunda çalışma ilişkisinin niteliğinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğidir. Örgüt, yıllarca mahkeme sürecine girme zorunluluğundan kurtulmak için TBMM'den açık bir yasal düzenleme talep etmektedir. Talep, fiilen çalışan stajyer ve çıraklara verilen SGK başlangıç tarihinin uzun vadeli sigorta kolları için ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilmesidir.