Daniel Pennac'ın "Düşperestin Yasası" adlı romanı, anlatının sınırlarını aşarak rüya ve gerçeklik arasındaki kesişim noktalarını irdeliyor. Şirin Etik tarafından Türkçeye çevrilen ve Can Yayınları'nın Çağdaş dizisinde yer alan 120 sayfalık eser, okuru baştan sona bir sürükleyişle alıyor.
Romanda, on yaşındaki anlatıcı ve en yakın arkadaşı arasındaki "Işık sudur" sözü, gerçek ile rüya arasındaki sınırları neredeyse tamamen ortadan kaldırıyor. Patlayan bir gece lambası ve zemine su gibi yayılan ışık imgeleri, beklenmedik dönemecelerle dolu katman katman açılan bir gerçekliğin kapılarını açıyor.
Kitap, rüyalarını filmlerinin hammaddesi olarak kullanan Federico Fellini'ye ve düşlerin yaratıcı gücüne bir saygı duruşu niteliğinde. Pennac, zeka ile duyguyu, oyun ile ciddiyeti aynı cümlede buluşturabilen nadir yazarlardan biri olarak tanınıyor.
