Cushman & Wakefield'ın hazırladığı raporda, küresel ekonomideki artan jeopolitik gerilimler, değişen ticaret politikaları ve yükselen operasyonel maliyetlerin, şirketleri tedarik zinciri stratejilerini yeniden yapılandırmaya yönelttiği belirtiliyor. Rapora göre lojistik gayrimenkul, işletmeler için operasyonel bir ihtiyaçtan öte stratejik rekabet avantajına dönüşmüştür. Jeopolitik çatışmalar, enerji arzı riskleri, iklim olayları ve işgücü sıkıntıları, şirketleri tek merkezli tedarik modellerinden daha esnek ve çok merkezli yapılara yöneltmektedir.

İstanbul, Avrupa tedarik zincirlerinin önemli bağlantı noktalarından biri olarak EMEA bölgesinin öne çıkan lojistik pazarları arasında yer almaktadır. Türkiye'de enflasyon ve yaşam maliyetlerindeki artış işgücü maliyetlerini bölge ortalamasının üzerine taşımış olsa da, ülkenin coğrafi konumu ve çoklu pazarlara erişim avantajı yatırımcılar açısından önemini sürdürmektedir.

Rapor, küresel lojistik kiralarının 2020'ye kıyasla ortalama yüzde 36 yükseldiğini göstermektedir. Analiz edilen pazarların yüzde 61'inde yıllık kira artışları devam ederken, özellikle yapay zeka, otomasyon çözümleri ve yenilenebilir enerji yatırımları sektörün dönüşümünde kritik rol oynayacağı vurgulanmaktadır.