Cinsellik yaşamın doğal ve önemli bir parçası olmakla birlikte fiziksel sağlığın yanı sıra kişinin duygusal iyilik hali, benlik algısı ve yaşam kalitesiyle de yakından ilişkilidir. Araştırmalar, cinsel işlev bozukluklarının toplumda oldukça sık görülen bir rahatsızlık olduğunu ortaya koysa da, konu hâl&#â hazırda konuşması zor kabul edilen alan içinde kalmaktadır.
Cinsel işlev bozukluğu; cinsel istekte, uyarılmada, orgazmda veya cinsel birleşme sırasında ortaya çıkan ve kişinin ya da çiftin yaşamında belirgin sıkıntıya yol açan sorunları ifade etmektedir. Kadınlarda cinsel istekte azalma, uyarılma ve ıslanma sorunları, orgazm güçlüğü ve cinsel ilişki sırasında ağrı en sık karşılaşılan sorunlar arasında yer alırken, erkeklerde sertleşme güçlüğü, erken veya gecikmiş boşalma görülmektedir. Cinsel yaşamda herkes için geçerli tek bir "normal" sıklık veya performans ölçütü bulunmadığı, önemli olanın kişi veya çiftin durumdan rahatsızlık duyması ve bunun yaşam kalitesini etkilemesi olduğu vurgulanmaktadır.
Cinsel işlev bozuklukları çoğunlukla tek bir nedene bağlı değildir. Hormonal değişiklikler, menopoz, diyabet, kalp-damar hastalıkları, nörolojik hastalıklar ve bazı ilaçlar bedensel nedenler arasında yer almaktadırken, kaygı, depresyon, stres, beden algısıyla ilgili sorunlar, geçmiş olumsuz deneyimler ve partneriyle iletişim sorunları psikolojik faktörler olarak etki göstermektedir. Doktor, cinsel sorunların profesyonel yardım alınmakla tedavi edilebileceğini belirterek, konu hakkında toplumda yaygın olan yanlış inançları düzeltilmesi gerektiğini vurgulamıştır.






