Stres ve kaşıntı birbirini besliyor
Uzmanlar, egzamada ortaya çıkan kaşıntının yalnızca ciltte yaşanan bir sorun olmadığını, stres ve duygusal durumlarla yakından ilişkili olduğunu vurguluyorlar. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Cumali Aydın, kaşıntının nedenlerini ve yönetim yollarını detaylı şekilde açıklamıştır.
Stres hormonları kaşıntıyı tetikliyor
Stres anlarında salgılanan kortizol ve benzeri stres hormonları, bağışıklık sistemini ve deri bariyerini doğrudan etkileyerek kaşıntıyı tetiklemekte ya da şiddetlendirebilmektedir. Aydın, kişilerin yoğun kaygı ya da üzüntü yaşadığında egzamalarının alevlendiğini belirtmiş, bunun tam tersinin de geçerli olduğunu ifade etmiştir: Şiddetli kaşıntı, kişinin ruh halini bozarak sinirlilik, karamsarlık ve öfke gibi duygusal değişimlere yol açmaktadır.
Bu karşılıklı etkileşim, kaşıntının yalnızca bir "cilt sorunu" olarak ele alınmaması gerektiğini göstermektedir; duygusal durum ile cilt belirtileri aynı madalyonun iki yüzüdür.
Kaşıma davranışı kısır döngü oluşturuyor
Kaşıntı başladığında beyin, kaşıma eylemini bir rahatlama yolu olarak devreye sokmaktadır. Ancak bu rahatlama çok kısa sürmekte ve kaşıma, deride mikrotravmalar yaratarak kaşıntıyı daha da artırmaktadır. "Kaşıntı–kaşıma–daha çok kaşıntı" şeklinde tanımlanan bu kısır döngüde, beyin kaşımanın verdiği kısa süreli hazla ödüllendirilmekte ve dopamin salınımıyla pekiştirilmektedir.
Sonuç olarak kaşıma davranışı zamanla bağımlılık benzeri bir dürtü haline gelmektedir. Başlangıçta iradeyle durdurulabilen bu davranış, tekrarlar arttıkça otomatikleşmektedir. Kronik kaşıntı hastalarında beyindeki ödül ve motor bölgelerinin aşırı aktif hale geldiği gözlemlenmiştir; bu da dürtünün kontrol edilmesini giderek zorlaştırmaktadır.
Duygusal faktörler davranışı tetikliyor
Klinik Psikolog Aydın, "kaşımamak gerektiğini biliyorum ama kendimi durduramıyorum" ifadesinin, psikolojik açıdan dürtü kontrolünün zayıfladığını ve kaşıma davranışının obsesif-kompulsif spektrumda değerlendirilebilecek bir hale aldığını gösterdiğini belirtmiştir. Utan ve suçluluk duyguları, kaşıntıyı yeniden tetikleyebilmektedir.
Psikoterapiye ve uygulanabilir yöntemlere başvurmak
Aydın, psikoterapinin kaşıma dürtüsünü tetikleyen düşünce ve duyguların fark edilmesine ve alternatif davranışların geliştirilmesine yardımcı olabileceğini ifade etmiştir. Günlük yaşamda uygulanabilecek basit yöntemlerin ise bu kısır döngüyü yönetmeye katkı sağlayabileceğini vurgulamıştır.





