Bakım Yükü Kadınları Tüketiyor
Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, Alzheimer Farkındalık Ayı kapsamında, uzun süreli bakım gerektiren hastalıklarda bakım sorumluluğunun çoğunlukla kadınların omuzlarına düştüğünü belirtti. Prof. Dr. Tarlacı'ya göre, Alzheimer hastalarına bakım veren kadınlar fiziksel yorgunluğun yanı sıra suçluluk, öfke, çaresizlik ve sessiz yas duygusuyla karşı karşıya.
Duygusal Yükün Ağırlığı
Özellikle hastalığın ilerleyen dönemlerinde 7/24 tetikte olmak, bakım verenin ruhsal dayanıklılığını zorlamaktadır. Prof. Dr. Tarlacı, "Alzheimer, kanser gibi net bir savaş değil, aksine her gün biraz daha toprak kaybettiren sessiz bir istiladır" diyerek durumun ciddiyetini ortaya koymaktadır.
Kadınlara yönelik sosyal baskı ise bu yükü daha da ağırlaştırmaktadır. Prof. Dr. Tarlacı, "Kadınsın, sabretmeli, fedakâr olmalısın" baskısının tükenmişliği kaçınılmaz hale getirdiğini vurgulamıştır. Buna göre kadın, kendi suçluluğuyla birlikte toplumun dayattığı "mükemmel bakım veren" rolüyle boğuşmaktadır.
Bakım Sorumluluğu Cinsiyete Göre Bölünüyor
Türkiye'de bakım yükünün ezici çoğunluğunun kadınlar, kız evlatlar ve gelinlerin omuzlarında olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarlacı, erkeklerin "iş güçü sahibi" olarak görülürken kadınlardan doğuştan gelen bir fedakârlık beklendiğini söyledi. Uzman, bir erkek kardeş ya da eşin bu yükün sadece küçük bir kısmını üstlense bile, kadının omuzlarındaki yükün önemli ölçüde hafifleyeceğini belirtmektedir.
Destek Mekanizmaları Gerekli
Aile bireylerinin bakım sorumluluğunu paylaşması, bakım verene düzenli molalar vermesi ve gerektiğinde profesyonel destek sağlaması gerektiğini hatırlatan Prof. Dr. Tarlacı, gerçek desteğin 'kendine iyi bak' demek anlamına gelmediğini vurgulamıştır. Aksine, destek bakım verene kendine bakabileceği alanı açmak demektir.
Prof. Dr. Tarlacı, bakım yükünün bir insani sorumluluk olarak cinsiyetinden bağımsız paylaşılması gerektiğini ve kadınların bu yükü tek başına taşımak zorunda olmadığını belirtmiştir. Uzman, yardım istemek, paylaşmak ve hatta hak talep etmenin kadınların en doğal hakkı olduğunu söylemektedir.
Annelik Duygusu ve Sınırlar
Kadınların bakım yükünü üstlenmesinde, içlerinden gelen güçlü maternal ve annelik içgüdüsünün önemli bir rol oynadığını belirten Prof. Dr. Tarlacı, bunun kadınların en büyük gücü olduğu kadar en kırılgan yanı olduğunu vurgulamaktadır. Bu duygu o kadar derin ki, sınır koymayı zorlaştırmakta ve bakım verenin dayanma gücünü sınırını aşmaya zorlayabilmektedir.





