ALS tedavisinde önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Geçmiş yıllarda tedavi çalışmaları yalnızca semptomların kontrol edilmesine yoğunlaşırken, günümüzde hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaya yönelik yaklaşımlar ön plana çıktı. Halen FDA onaylı dört ilaç bulunmakta olup, bazıları hastalığın ilerlemesini yavaşlatırken, diğerleri yutma güçlüğü gibi belirtileri yönetmektedir. Özellikle SOD1 gen mutasyonuna bağlı ALS tedavisinde onaylanan bazı ilaçlar, nörodejenerasyon belirtilerini azaltabilmekte ve bazı hastalarda fonksiyonel iyileşme potansiyeli sunmaktadır.

ALS hastalarının tedavi sürecindeki zorlukları hafifletmek için multidisipliner bir yaklaşım gereklidir. Solunum yönetimi için noninvaziv ventilasyon cihazları, iletişim için yardımcı iletişim cihazları kritik önem taşımaktadır. Kas krampları, spastisite ve ağrı ilaçlar ve fizik tedavi ile, yutma güçlüğü ve beslenme sorunları ise diyetisyen rehberliği altında ele alınmaktadır. Hastaların ve bakıcılarının psikolojik desteği için danışmanlık hizmetleri ve destek grupları hayati rol oynamaktadır.

İleri tedavi seçenekleri arasında nöromodülasyon teknikleri, gen terapileri ve kök hücre tedavileri büyük potansiyel taşımaktadır. Gen terapileri, antisens oligonükleotitler ve RNA interferansı yoluyla SOD1, FUS ve Ataxin-2 gibi gen mutasyonlarını hedefleyerek toksik protein üretimini engellemeyi amaçlamaktadır. Özellikle mezenkimal kök hücreler, nöronlara trofik destek sağlamak amacıyla araştırılmakta olup, bu yöntemlerin çoğunluğu halen klinik çalışmalar kapsamında değerlendirilmektedir.