Sepsisle Mücadele Multidisipliner Bir Zorluk
Dünya Sepsis Günü kapsamında Acıbadem Üniversitesi'nde gerçekleştirilen 2. Uluslararası Sepsis Sempozyumu, Türkiye ve dünya genelinden yoğun bakım alanında önde gelen bilim insanlarını bir araya getirdi. Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Cinel'in sorumluluğunu üstlendiği sempozyuma, 300'ün üzerinde bilim insanı ve tıp fakültesi öğrencisi katıldı.
Sepsisin Küresel Boyutu
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl yaklaşık 48,9 milyon kişi sepsisten etkileniyor. Sepsisle ilişkili nedenlerle ise her yıl yaklaşık 11 milyon kişi hayatını kaybediyor. Sepsis, bir enfeksiyaya karşı vücudun verdiği yanıtın kontrolden çıkarak kendi doku ve organlarına zarar vermesiyle ortaya çıkıyor.
Erken fark edilip tedavi edilmediğinde, organ disfonksiyonlarının derinleşmesine, ardından diğer organ disfonksiyonlarının tabloya eklenmesine ve septik şokla ölüme yol açabiliyor.
Tedaviyi Başından Başlamak Gerekiyor
Sempozyumda vurgulanan önemli bir bulgu, sepsisle mücadelenin yalnızca yoğun bakımda başlamadığıdır. Mücadele, enfeksiyonların önlenmesinden hastalığın erken fark edilmesine, doğru tedavinin zamanında başlanmasından yoğun bakımda organ desteklerine kadar uzanan geniş bir süreçtir.
Katılımcılar, özellikle şu uygulamaların sepsisin önlenmesi ve erken yakalanmasında kritik rol oynadığını belirttiler:
- Aşıların zamanında yapılması
- El ve yara hijyenine dikkat edilmesi
- Enfeksiyonların ihmal edilmemesi
- Antibiyotiklerin yalnızca hekim önerisiyle kullanılması
- Enfeksiyon sırasında hastanın hızla kötüleştiğini gösteren belirtilerde zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması
Hücresel Düzeyde Kişiselleştirilmiş Tedavi
Sempozyumda, sepsiste erken tanı, bağışıklık sisteminin rolü, damar endoteli ile intestinal ve alveol epiteli gibi konular ele alındı. Ayrıca sıkı inflamasyon kontrolü, metabolik kontrol ve sıvı tedavisinin hassas ayarlanması gibi güncel yaklaşımlar tartışıldı.
Anesteziyoloji ve reanimasyon, göğüs hastalıkları, dahiliye, enfeksiyon hastalıkları, nöroloji, genel cerrahi, acil tıp gibi çok sayıda branştan uzmanların katılımı, sepsisin artık yalnızca yoğun bakımın değil, multidisipliner tıbbın ortak mücadele alanı olduğunu gösterdi.
Prof. Cinel'in Vurgusu: "Zincirde Hiçbir Halka Esirgemeyin"
Prof. Dr. İsmail Cinel, sepsis konusundaki multidisipliner yaklaşımın önemine dikkat çekelim şöyle konuştu: "Sepsis yalnızca yoğun bakımda başlayan bir hastalık değildir. Mücadele daha önce başlamalıdır."
Cinel, sepsisin boyutunu şu sözlerle açıklıyor: "Klinik tabloları ayıracak olursak; sepsis bir enfeksiyonun ulaşabileceği en ölümcül halidir. Ancak bu tabloyu sadece yoğun bakım koridorlarında verilen bir savaş olarak düşünmek büyük bir yanılgıdır. Süreç, basit bir enfeksiyonun adım adım ağırlaşmasıyla ilerler. Dolayısıyla mücadele; enfeksiyonun önlenmesinden erken tanıya, doğru tedavinin hızla başlatılmasından ileri yoğun bakım desteğine kadar uzanan, her anı kritik tek bir zincirdir."






