Son yıllarda dünya genelinde 50 yaş altında kolorektal, meme ve rahim kanserlerinde ciddi artışlar görülüyor. Amerikan Klinik Onkoloji Derneği'nin (ASCO) açıkladığı çalışma sonuçları, modern hayatın getirdiği uyku düzensizliklerinin—mavi ışık maruziyeti, gece mesaileri ve stres—bu artışta önemli bir tetikleyici olabileceğini gösteriyor.

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Daryuş Heydari, kaliteli uykunun yalnızca dinlenmek anlamına gelmediğini vurguluyor. Bilimsel veriler, derin uyku sırasında beynin gün boyunca biriken zararlı atıkları temizlediğini ve bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışmasına katkı sağladığını gösteriyor. 2012 yılında Rochester Üniversitesi araştırmacıları tarafından tanımlanan Glimfatik Sistem, yalnızca derin uyku sırasında tam kapasiteyle çalışır. Bu dönemde beyin hücreleri küçülür, hücreler arasındaki boşluk genişler ve beyin omurilik sıvısı toksik atıkları temizler. Yeterli derin uyku olmadığında ise beta-amiloid gibi toksik proteinler birikmeye başlar. Aynı zamanda hücresel stres artar, bağışıklık sistemi zayıflar ve vücudun kanserli hücreleri erkene dönemde tanıyıp yok etmesini sağlayan immün gözetim mekanizması olumsuz etkilenir.

Yetişkinlerde ideal uyku süresi 7-9 saat olmakla birlikte, sadece süre yeterli değil; asıl önemli olan kesintisiz ve kaliteli uyku. Özellikle saat 23.00-03.00 arasında melatonin salgısı en yüksek seviyeye ulaşıyor. Bu saatlerde uyku, sağlıklı uyku düzeni açısından kritik öneme sahip. Uyku bozukluklarının tedavisi, yapısal hastalıktan ziyade yaşam tarzı, stres veya kötü uyku hijyeninden kaynaklanıyorsa doğru yaklaşımlarla tamamen iyileştirilebilir.