Gizli obezite, bireyin dış görünüşte normal kilolu olmasına rağmen metabolik açıdan obeziteye benzer riskler taşıdığı bir durum. İstinye Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi'nden Diyetisyen Beste Mum, çocuklarda giderek daha sık görülen ancak çoğu zaman fark edilmeyen bu duruma dikkat çekti. Çocuğun kilosunun normal hatta zayıf görünmesinin her zaman sağlıklı olduğu anlamına gelmediğini belirten Mum, yalnızca kilo ve boy takibinin yeterli olmadığını, vücut kompozisyonunun da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.\n\nTeknolojinin günlük yaşamın merkezine yerleşmesiyle çocukların hareket düzeyinin belirgin şekilde azaldığını vurgulayan Dyt. Mum, tablet, telefon ve bilgisayar başında geçirilen süre arttıkça çocukların günlük enerji harcamasının düştüğünü, hareketsiz yaşamın kas gelişimini azaltırken yağ depolanmasını artırdığını belirtti. İşlenmiş ve paketli gıdaların gizli obezite riskini artıran önemli faktörler olduğunu dile getiren Mum, cips, gazlı içecekler, hazır tatlılar ve fast food ürünlerinin yüksek kalori içerirken yeterli protein, vitamin ve lif sağlamadığını vurguladı.\n\nÇabuk yorulma, fiziksel aktivitelerde isteksizlik, kas gücünde azalma, duruş bozuklukları, karın çevresinde yağlanma, sık acıkma, sürekli atıştırma isteği, uyku düzensizlikleri ve konsantrasyon problemleri gizli obezitenin işaretleri arasında yer alabiliyor.