Devletlerin ve özel şirketlerin milyarlarca dolarlık uzay yatırımları sigorta sektörüne yeni bir soluk getiriyor. Küresel uzay ekonomisinin önümüzdeki dönemde 1 trilyon doları aşacağı öngörülüyor. Haberleşme, navigasyon, savunma, meteoroloji, afet yönetimi ve veri hizmetleri gibi kritik alanlarda uzay tabanlı sistemlerin kullanımı giderek artarken, bu yatırımların korunması da stratejik bir konu haline geliyor.
Uydu projeleri üretim, entegrasyon, taşıma, fırlatma, yörüngeye yerleşme, operasyonel ömür ve gelir üretimi gibi birçok aşamadan oluşuyor. Bu nedenle uzay görevleri pre-launch, launch ve in-orbit olmak üzere farklı aşamalarda sigortalanıyor. Üçüncü şahıs sorumluluk, gelir kaybı, siber riskler ve görev iptali gibi ek teminatlar da gündeme geliyor.
Haberleşme, navigasyon, istihbarat, savunma ve afet yönetimi gibi kritik fonksiyonların uzay varlıklarına bağlı hale gelmesi, bu sistemleri stratejik hedef konumuna getiriyor. Anti-uydu sistemleri, sinyal bozma faaliyetleri, siber saldırılar, yörünge manevraları ve uzay enkazı sigortacıların takip ettiği riskler arasında yer alıyor. Sigortacılar artık yalnızca uydunun teknolojik güvenilirliğine değil; operatörün risk yönetimi kapasitesine, görev planına, çarpışma önleme kabiliyetine, siber güvenlik altyapısına ve acil durum prosedürlerine de bakıyor.
