TBMM'de kabul edilen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi", 40 yıllık terör sorununun çözümünde bir milat olarak görülüyor. Ülkesel Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Havva Kök Arslan, süreci hukuki, siyasi, toplumsal, psikolojik, ekonomik ve bölgesel boyutlarıyla değerlendirerek, bunun yalnızca bir af yasası olmadığını vurguladı.

Prof. Dr. Arslan'a göre kanun teklifi, terör örgütünün silah bırakması ve kendini feshetmesi şartıyla, belirli suçlara karışmamış olanların ceza infazlarının ertelenmesini öngörmektedir. "Öncü silah, sonra hukuk" ilkesine dayanan bu çerçeve, süreci keyfilikten arındırarak kurumsal bir yapıya oturtuyor. Prof. Dr. Arslan, kalıcı barışın sadece yasal metinlere değil, toplumun hafızasındaki yaraların sarılması ve insanların birbirine yeniden güvenmesiyle mümkün olduğunu belirtmiştir.

Prof. Dr. Arslan, süreci yalnızca siyasi mutabakat değil, devletin kurumları ve Meclis denetiminde ilerleyen, zamana yayılmış bir devlet projesi niteliğinde bulunmuştur. Ayrıca 27 Şubat 2025 bildirisinde "Kürt devleti hedefinden vazgeçtik" ifadesinin bu endişeyi giderecek en önemli girişim olduğunu, dolayısıyla sürecin Türkiye'yi bölen değil, birleştiren bir proje olduğunu belirtmiştir.